Şimdi Bayanlar için seks zamanı

09 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik, Genel

Kadınlar seksi en çok hangi dönemde istiyor biliyor musunuz?

Amerikan Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü’nün araştırmasında kadınların doğurgan oldukları dönemde, yüzde 24 oranında daha fazla ilişki kurduğu görüldü.
Normalde bir kadın hangi gün hamilelik şansının en yüksek olduğunu tam bilemez. Ama araştırmamız, kadınların en çok bugünlerde cinsel ilişkiye meyilli olduğunu gösterdi. Ama bunun ardındaki biyolojik nedenler hakkında çok az şey biliyoruz.
Birinci ihtimal yumurtlama öncesindeki beş gün ve yumurtlamanın gerçekleştiği gün boyunca kadınların libidosunun da yükselmesi. Diğer ihtimal, kadınların bu hassas dönemde daha fazla feremon (karşı tarafta cinsel istek yaratan özel kokular) üretmesi ya da tüm bu tahminlerin aksine, daha sık cinsel ilişkiye girmenin yumurtlama sürecini de hızlandırması.

Geçim sıkıntısı seksi çok etkiliyor

09 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik, Genel

Erkekler sorun yaşamalarının nedeni olarak geçim sıkıntısını gösteriyor…

Türk Androloji Derneği, sertleşme sorunu ve tedavi yöntemleri hakkında kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla geniş kapsamlı bir kampanya başlattı. Bir ilaç firmasının desteğiyle hayata geçirilen “Mazerete Son” adlı kampanyanın hedefi, hastalığın tedavi yöntemlerini kamuoyuyla paylaşarak hastaların çözüm için doktora danışmalarını sağlamak. Kampanya öncesi yapılan araştırma, sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 86′sının sertleşme sorununu kimseye danışmadığını ortaya koydu. Soruna neden olarak gösterilen mazeretlerin başında ise geçim sıkıntısı geliyor.
Konuyla ilgili konuşan Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, “Sertleşme sorunu ülkemizde sık rastlanan bir hastalıktır. Bugün Türkiye’deki 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 69, 2′sinde görülmektedir. Bu hastaların yüzde 33, 2′si hafif, yüzde 27, 5′i orta, yüzde 8, 5′i ise ağır derecede sertleşme sorunu olan kişilerdir” dedi.
Kampanya öncesi İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya’da yapılan pilot çalışmada, sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 86′sının bu sorunu kimseye danışmadığını gördüklerini söyleyen Prof. Kadıoğlu, “Araştırmaya göre, kadınların yüzde 79′u ve erkeklerin de yüzde 86′sı sertleşme sorununu kimseyle konuşmayı tercih etmezken, kadınlar konuyu daha çok arkadaşlarıyla konuşuyor. Erkeklerin yüzde 77′si tedavi için hiçbir şey yapmıyor. Araştırmadan çıkan sonuçlara göre tedavi gördüğünü söyleyen erkeklerin yüzde 58, 3′ü ilaç kullandığını belirtirken yüzde 22, 2′si beslenmesine dikkat ettiğini, yüzde 19, 4′ü sigarayı bıraktığını yada azalttığını, yüzde 11, 1′i ise alkolü ya bıraktığını, ya azalttığını ve spor yaptığını belirtiyor” dedi.
Öte yandan, erkeklerin yüzde 51′i sertleşme sorununu eşleriyle hiç konuşmuyor, yüzde 45′i ise sorunun ilişkilerini etkilediğini düşünüyor. Kadınların ise yüzde 29′u sertleşme sorunu nedeniyle ilişkilerinin etkilendiği görüşünde. Araştırmaya göre sertleşme sorunu yaşandığında hissedilen en yoğun duygu utanma. Erkekler ayrıca başarısızlık ve yaşlılık duygusunu da yoğun olarak hissettiklerini söylüyor. Erkekler sertleşme sorunu yaşamalarının en büyük nedeni olarak geçim sıkıntısını, gerekçe gösterirken, kadınlar sorunun temel nedenini günlük yaşam stresine bağlıyor.

Cinsellik de Yaza özel seks fantezileri

09 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik, Genel

Kadınların ve Erkeklerin  fantezileri arasında çok  büyük farklar var!

Yatak odanız antikalaştı ve siz seks yapmaktan çok horluyorsanız biraz hareketlenmenizin zamanı gelmiş olabilir.

Seks Uzmanı Tracey Cox, tutkulu ve fantastik mükemmel anlar yaşamanızın yollarını paylaşıyor. İşte gizli dünyanızı renklendirecek öneriler..

Erkek ve kadın fantezileri

Erkek ve kadınların fantezileri arasında büyük farklar vardır. Bu yüzden ilk olarak fantezilerinizi anlamaya çalışın. Erkeklerin fantezileri porno filmlerdeki gibi, kadınların fantezileri ise daha çok romantizm ve konuşma üzerine dayalıdır. Erkeklerin kadınlarla ilgili fantezilerine, biraz George Clooney gibi romantizm eklemek fena olmaz. Erkeklerin yapmak istedikleri şeyler kadınların asla yapmayı düşünmedikleri şeylerdir. Bunda şaşıracak çok şey aslında. Erkek fantezileri seksten daha farklı şeyler içermeye başladığında onlar kadın gibi olurlar. Kadınlar erkeklerle ortak nokta buluştuklarında uyukladıkları günler geride kalır. Seçim sizin ister uyuklanın, ister hareketlenin.

İlk fantezi kronometre

Eğer fantezilerinizin dışına çıkmak istiyorsanız, sonuçlarından korkmayın ve rolünüzü üstlenin. Bazı fantezileri yapmak sizi öldürmez. Karakteriniz ve konumunuz dışında bir karakteri ya da durumu canlandırın. Beğenmediğinizde vazgeçin.

Tracey’nin oyuna yumuşak geçiş yapmanızı sağlayan basit rehber

1) Sembolizm seksidir

Fanteziniz yalın olmak zorunda değil. Seks isteğinizi artıran iç çamaşırları giyebilir, yiyeceklerle keyifli oyunlar oynayabilirsiniz.

2) Fantastik önsevişme

Beğendiğiniz bir film sahnesini canlandırıp, farklı meslerden yeni tanışmış kişiler olduğunuzu hayal edebilirsiniz.

3) Zaman ve yer

Zamanı ve yeri dikkatli seçin. Çocuklar ya da hayvanlar etrafınızda, birlikte olmak için saklanmak zorunda kalan biri olmayın. Farklı bir ortamda, müzik eşliğinde ve farklı odalarda heyecanlı anlar yaşayabilirsiniz. Pahalı olmasına gerek yok ancak pahalı ve şık mekanlar isteğinizi olumlu yönde etkileyebilir.

4) İsteyip reddetme

Partnerinizle istekli-isteksiz oyunu oynayabilirsiniz. Bu seks isteiğinizi artıracaktır.

5) Yakalanma korkusu

Seks sırasında birileri tarafından görülme korkunuza son verin. Evinizde yalnızken aklınızdan geçirdiğiniz yerlerde eğlenceli zamanlar geçirin.

Çiftlerin fantezileri hakkında sık sordukları sorular ve cevapları

Soru: Fantezilerim aşırıysa ne yapmalıyım?

Tracey Cox: Eğer fantezileriniz karşınızdaki incitmeyecek gibiyse hayata geçirmenizde sakınca yok. Fanteziler seks isteğinizin içten içe kaynayan yönüdür. Sizi canlandırır ve libidonuzu harekete geçirmenizi sağlar. Bazı fantezilerinizde partneriniz şikayet ediyorsa bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Soru: Hiç fanteziniz yoksa..

Tracey Cox: Bazı insanlar iyi aşçıdır ancak fantezi kurmaktan uzaktır. Ancak yapılacak birşeyler olabilir. İzlediğiniz ya da okuduğunuz kitabın hoşlandığınız bir sahnesi sizin fanteziniz olabilir. Bunu kişiselleştirebilirsiniz.

Soru: Tuhaf biriyim, fantezilerim de tuhaf..

Fanteziler kişiliğimizin derinliklerinde gizli kalan ancak bizi yansıtan şeylerdir. Fantezilerinizi gerçekleştirmeden önce uygulanabilirliği, partnerinizin isteği ve fantezinizden ne beklediğiniz önemli.

Seksin bilinmeyen faydaları

07 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik

Kadın-erkek ilişkisinde önemli noktalardan biri yatak sırlarının keşfedilmesi.
Kendinizi çok iyi hissedin

Sağlıklı cinsellik hakkında çok fazla bilginiz olmayabilir. Ancak hayatın en büyük zevklerinden biri eşinizle yaşadığınız tatmin edici cinsel yaşamın sağlık arttırıcı etkilerinin olduğunu bilmenizdir. Stresten kurtulmak, uyku problemini çözmek, kalori yakmak sadece buzdağının görünen kısmı.

Bağışıklığı arttırır

Seks ılımlı uygulandığı takdirde hasta olmamanız için yardımcı olur.Savunma mekanizmasını korumak, gribi önlemek gibi etkileri vardır. Bir üniversitede yapılan araştırmada; haftada üç kez seks yapan öğrencilerin diğerlerine nazaran, bağışıklık sistemini arttırıcı bir madde olan IgA (İMMÜN GLOBULİN A) salgılamalamalarının daha yüksek olduğu görüldü.

Ağrıları azaltır

Vajinal uyarılmanın ağrı engelleyici etkisi oldukça fazla. Beyin, seks sırasında uyuşturucu etkisi yaratan endorfin üretir. Orgazm olanların % 80′i ağrı eşiğinin yüksek olduğunu belirtiyor. Cinsel tatmin, baş ağrısı, adet sancıları, eklem ağrıları hatta kronik ağrıların  etkisini azaltmada da etkili.

Mutlu ol, daha uzun yaşa

Aktif bir cinsel yaşam ile iyi bir vücuduz ve iyi bir evliliğiniz olabilir. Cinsel tatmin, herhangi bir yaştaki kadın ve erkeğin yaşam kalitesini arttırıcı etkiler yaratır. Hatta erkekler için ömür uzatmak gibi mucizevi etkisi vardır. Bir üniversitedeki 10 yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkanlar şaşırtıcı.

Güney Galler’de  45 ile 59 yaş aralığındaki 918 erkekte orgazm sıklığı ve ölüm arasındaki ilişki incelendi. Bu zaman içerisinde haftada en az iki kere orgazm olan erkeklerin olmayanlara oranla % 50 daha az ölüm riski taşıdığı bildirildi.

Kullanın yoksa kaybedersiniz

Ayda üç kez ya da daha fazla gerçekleşen cinsel ilişki, kadınlarda sıkça görülen rahim kanseri, vajinal atrofi ve kuruluğu önlüyor. Düzenli bir cinsel ilişki vajinal dokuları korur ve vücut içinde dolaşan östrojen hormonunu dengeler. Erkeklerde ise, prostat kanseri sadece yaşla ilgili değildir. Sağlıklı bir cinsel yaşam bu riski azaltır.

Hormanları düzenler

Cinsel ilişkileri haftada bir olan kadınların vücut ısı, dengesiz östrojen oldukça yüksek seviyelerde seyrederken, düzenli bir ilişkiye sahip olan kadınlarda hormonel düzenlemeler daha normaldir.

Düzenli seks yapmayı maaş almaya benzetebilirsiniz. Maaşınızı bir ay almadığınızda ya da eksik aldığınızda hayatınızda olan eksiklikler seks hayatınızdaki verimsizlikte de  baş gösterir. Sıcak basması, kalp ve damar rahatsızlıkları ile kemik hastalıkları görülen etkilerdir

Cinsel hayat için tavsiye edilen bitkiler neler?

07 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik

Cinsel hayat için tavsiye edilen bitkilerBu bitkiler cinsel hayatınızı değiştiriyor!… Mucize bitkileri ve özelliklerini öğrenin

KUŞDİLİ:
Tüm salgı bezlerini dengeli bir şekilde çalıştırıyor. Erkeklerde ve kadınlarda cinsel iktidarsızlığı gideriyor.
MAYDANOZ:
Bedeni yorgunluk ve ruhi bunalımı gideriyor. Erkeklerde cinsel gücü artırıyor.
NANE:
Erkeklerde psikolojik iktidarsızlığı gideriyor ve cinsel gücü artırıyor.
TARÇIN:
Cinsel isteği artırıyor.
ZENCEFİL:
Tüm vücudu uyararak, bedenen ve zihnen çalışma gücünü artırıyor. Erkeklere cinsel güç ve istek kazandırıyor.
KEKİK:
Vücudun savunma gücünü ve erkekte cinsel arzuyu artırıyor.
KİŞNİŞ:
Sinir sistemine de yarar sağlayan kişniş de erkeklerde cinsel arzuyu artırıyor. Günde bir kahve kaşığı kullanılması önerilen kişniş, sinir sistemine de çok yarar sağlıyor.
Et yemeklerine veya yemeklerde soslara kullanılan kişnişin, bir bardak sıcak suya yarım kahve kaşığı karıştırılarak yemeklerden sonra içilmesi öneriliyor.
VANİLYA:
Çeşitli sebeplerle erkeklerde görülen cinsel iktidarsızlığı gideriyor ve cinsel güç kazandırıyor.
KIRMIZI BİBER:
Cinsel isteği artırdığı söylenen kırmızı biberin, damar sertliği, üre ve tansiyonu olan kişilerce kullanılmaması öneriliyor.
SİVRİ BİBER:
Bol miktarda C, P, K vitamini içeren sivri biberin de erkeklerde cinsel isteği artırıyor.
HARDAL:
Cinsel arzuyu artırmanın yanı sıra sinirleri kuvvetlendiriyor. Ancak midesi hassas olanlar, karaciğer, damar sertliği ve tansiyonu olanların kullanmaması isteniyor.
KEREVİZ:
Çeşitli iç salgı bezlerine etki ediyor ve onların faaliyetlerini artırıyor. Erkeklerde cinsel faaliyeti arttırarak, zamansız iktidarsızlığı önlüyor.
AYÇİÇEĞİ:
Bol protein içeren ve E vitamini deposu olan ayçiçeği, iktidarsızlığa engel oluyor, cinsel arzuyu artırıyor. Kalp ve sinir hastalıklarına da iyi geliyor.
GREYFURT:
Vücuda gençlik ve dinçlik veriyor. Sabah kahvaltıda bir bardak içilmesi önerilen greyfurt, ülser ve tansiyonu olanlara tavsiye edilmiyor.
ÇAM FISTIĞI:
Bol E vitamini içeren çam fıstığı, cinsel tükenme ve buna bağlı ortaya çıkan ruhi çöküntü ve kalp rahatsızlıklarına iyi geliyor.
ANTEP FISTIĞI:
Protein ve bol E vitamini içeren Antep fıstığı da cinsel arzuyu uyarıyor.
SUSAM:
Cinsel isteği artırıyor.

Birbirini iyi tanımadan evlenen çiftler boşanıyorlar

06 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik

İki gönül bir olunca samanlık her zaman seyran olmayabiliyor…

Ülkemizde son yıllarda boşanan çiftlerin sayısının dikkat çekici boyutlara ulaşması ve geleneksel aile yapısı anlayışının sarsılması başta Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığımız olmak üzere toplumun her kesiminde endişe yaratmaya başladı. Basın açıklamalarıyla ve anket çalışmalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) aile ve boşanmalar konusunda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.

Evlenmeye hazırlanan çiftlerin birbirlerinden yaşam boyu sevgi, bağlılık, güven, cinsellik, neslin devamı, arkadaşlık ve benzeri birçok farklı ihtiyaçlarının doyurulmasını ve sonuçta mutlu olmayı beklediğini ifade eden CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Evlilik, erkek ve kadın arasında toplumsal olarak onaylanan yasal bir ilişki biçimidir. Ömür boyu beraber ve mutlu olmak için başlanılmış bu birlikteliklerin bir kısmında, maalesef, kısa bir süre sonra sorunlar çıkmaya başlıyor. Bu sorunların temelinde çoğunlukla çiftlerin evlilik öncesi birbirlerini iyi tanımamaları yatıyor.
Birbirlerini yeterince tanıdıklarını düşünen çiftler bile, evlenip bir çatı altında yaşamaya başladıktan sonra o güne kadar farkına varmadıkları noktaların var olduğunu ve iki gönül bir olunca samanlığın her zaman seyran olmadığını anlıyorlar. Ortaya çıkan çatışmaları çözümleme becerisi gösteremeyen çiftler, giderek birbirlerine yabancılaşıyor ve süre uzadıkça sorunları çözmek profesyoneller için bile çok zor bir hale gelebiliyor.” dedi.
Gelecek nesilleri evlilikten soğutuyoruz
CİSED olarak, mutlu bir evlilikle mutlu bir cinselliğin birbirine sıkıca bağlı kavramlar olduğunu her zaman ifade ettiklerini belirten CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Evlilik öncesi süreçte çiftlerin birbirlerini iyi tanımamaları, evlilikle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturmamaları, eşiyle etkili iletişim kurma yollarını ve ortaya çıkabilecek sorunlarla nasıl baş edileceklerini bilmemeleri evliliğe iyi bir başlangıç yapmayı engelleyebiliyor.
Bu sürecin böyle yaşanması çiftlerin sağlıklı cinselliğin nasıl yaşanacağını bilmemelerinden, iletişim teknikleri konusunda bilgi sahibi olmamalarından, anne-baba olmayı öğrenmediklerinden veya evlilik öncesi danışma ve rehberlik hizmeti almamalarından kaynaklanabiliyor. Bu tür evlilikler, sadece eşleri değil varsa çocukları, diğer aile bireylerini ve yakın çevreyi, yani bir anlamda toplumu da olumsuz etkileyebiliyor.
Eşlerin, sağlıklı gitmeyen beraberlikler için yardım almamaları hatta bunu evlilik sürecinde yaşanılması kaçınılmaz doğal bir süreç gibi algılamaları sadece kendi yaşantılarını değil; onlarla birlikte büyüyen çocukları da etkileyebildiği için gelecek nesillerin evlilikten kaçınmalarının da tohumları atılabiliyor. Yani farkında olmadan gelecek nesilleri evlilikten soğutuyoruz. Artık lise düzeyindeki eğitimin her birey için zorunlu hale getirilmesinin planlandığı ülkemizde, ne yazık ki eğitimin önce evde başladığı gerçeği unutuluyor.” dedi.
Huzurlu insan, sağlıklı cinsellik, mutlu bir evlilik ve aile yaşantısı için eğitim şart
Evlilik öncesi eğitimin gerekliliğine dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psk. Dan. Fatma Ayrık; “Evlilik öncesi eğitim alan çiftler, almayanlara göre iletişim ve sorun çözme hatalarını daha az yapıyorlar. Aile birliği, sağlıklı ve güçlü olduğu takdirde tüm fırtınaları atlatabiliyor ve sağlıklı bireyleri topluma kazandırabiliyor. Mutlu ve sağlıklı evliliğin bir yolu evlenmeden önce bu konuda eğitim almaktır. Derneğimiz cinsel sağlık eğitimleri kadar, aile ve evlilik hayatına başlamak için Evlilik Öncesi Anne-Baba ve Eş Eğitimleri’nin verilmesini savunmaktadır. Yani huzurlu insan, sağlıklı cinsellik, mutlu bir evlilik ve aile yaşantısı için eğitim şart.” dedi.

Seks hayatınızı kötü etkileyecek 7 faktör

06 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik

Seks hayatınız pamuk ipliğine mi bağlı? Evet ama bir sebebi olmalı.

1- Stres
Cinsel ilişki süresince salgılanan endokrin hormonunu sekteye uğratan stres, uzun vadede, erkeğin seksten aldığı hazzı azaltabilir. Hatta ciddi bir boyuta ulaştığı takdirde, stres, iktidarsızlığa bile neden olabilir. Stresin bir diğer olumsuz etkisi de, sperm üretimini ve kalitesini düşürmesidir. Düzenli egzersiz yaparak veya ginseng gibi bitkilerden faydalanarak, stres seviyenizi düşürebilirsiniz. Özellikle egzersiz yapmak, erkek cinselliği için son derece faydalıdır. Sevdiğiniz bir egzersizi, haftada en az üç kez yapın.
2- Kötü beslenme
Yağlı besinler, testosteron seviyesini ve libidoyu aşağıya çeker. Dolayısıyla, ereksiyon ve boşalma güçleşir.
3- Sigara
Sigara kullanımı, vücudun çinkoyu kullanmasını zorlaştırır. Günde sadece iki sigara içmek bile damarları darlaştırır ve kan dolaşımı verimli yapılmayınca, iyi bir ereksiyon da yaşanmaz. Tütün çiğnemek veya tütün ürünlerini kullanmak da aynı etkiyi yaratır.
4- Alkol
Günde iki biradan veya iki kadeh şaraptan fazla alkol aldığınız takdirde, prolaktin hormonunu haddinden fazla salgılarsınız. Bu hormon, erkeklerde, prostatın ve göğüslerin büyümesine neden olur. Bu sonuçlarla karşılaşmamak için, haftada dört kadeh şarabı geçmemeniz gerekir.
5- Obezite
Erkek bedeninde ne kadar yağ varsa, cinsel güç de o derece azalır. Çünkü kasık bölgesinde biriken yağlar, penisin daha küçük görünmesine ve cinsel ilişki sırasında da daha küçük hissedilmesine yol açar. Penisin kökü olarak nitelendireceğimiz bölüm, yağların arkasında gizli olarak kalır. Kabaca bir sayısal değer verirsek, 15 kg kaybettiğiniz takdirde, penisinizin yaklaşık 1 cm uzaması mümkün. Yağ fazlasının bir diğer olumsuz etkisi de, damarlarınızda oluşacak tıkanıklıklar nedeniyle, kan dolaşımınızın zorlaşması ve ereksiyon güçlüğüdür. Dolayısıyla, mutlu bir yatak odasının yolu, vücut yağlanmasını azaltmaktan geçer.
6- Uyuşturucular ve ilaçlar
Uyuşturucunun, hayati zararlarının yanında, cinsel performansı da kötü etkilediğini belirtmek gerekir. Beynin nöron ağı içinde mesajları ileten nörotransmiter’leri etkisi altına alan uyuşturucu, cinsel ilişkiden alınan hazzı azaltabilir. Antidepresanlar da, kan basıncını azaltan ilaçlar da ereksiyon problemleri yaratabilir.
7- Egzersiz eksikliği
Egzersiz yapmak; gerginliği, depresyonu ve anksiyete (Bir çeşit ruhsal bozukluk.)’yi azaltır. Çok kısa bir çalışma yapsanız bile, ruh hâliniz daha yoğun orgazmlar yaşamanızı sağlayabilir. Pozitif ruh hâli, beraberinde; daha yüksek zevk eşiği, enerji ve libido getirir. Egzersiz esnasında, kendinizi iyi hissetmenize neden olan endorfin hormonunu salgılarsınız. Bununla beraber, yapılan bir araştırmaya göre; günde bir saatten, haftada üç gün düzenli olarak egzersiz yapan erkeklerin cinsel hayatı, eskisine nazaran bir hayli renkleniyor. Bu da demek oluyor ki, “haftada üç gün” kuralına uymak, zorunlu oluyor.

Sekste başarı hayatta da başarı demek

06 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik

Cinsel hayatlarında mutlu olanlar sosyal insanlar oluyorlar…

Seks konusunda sorunlu olan insanlar karşılarına çıkan yeni fırsatları göremiyor. Yeni yapılan seks araştırmasını yorumlayan ünlü İngiliz seksolog John Dean, “Sekste başarılı olan hayatta daha başarılı oluyor” diyor.

Geçtiğimiz hafta İspanya’nın sahil şehri Malaga’da Avrupa Birliği Seks İlaçları Kongresi düzenlendi. Ünlü seksologların katıldığı toplantılarda, cinsellikle ilgili araştırmaların sonuçları yayınlandı.
Pfizer bir yıl süren yeni seks araştırmasının verilerini işte bu kongrede açıkladı. Bu araştırma için çeşitli ülkelerden uzmanlar en özel seks sorularını sorarak seks konusundaki pek çok soru işaretinin kalkmasını sağladılar. Araştırmaya Çek Cumhuriyeti, Macaristan, İsrail, Polonya, Romanya, Rusya, Slovakya, Türkiye ve Ukrayna’dan 4 bin kadın ve erkek katılmış. Son bir yılda en az bir kez seks yapmaları şart koşulmuştu. İşte bu yazı dizisinde seksologlar onların verilerini tartışacak…
Araştırmalar seksin gücünün yalnızca yatakla sınırlı kalmadığını, hayatın diğer alanlarında da dalga dalga yayıldığını kanıtladı. İşte bu araştırmanın sonuçlarını açıklayan İngiliz ünlü seksolog Dr. John Dean, Malaga’da sorularımızı yanıtladı:
Cinselliğin, insanın bütün hayatı yönlendirdiği fikrine katılıyor musunuz?
Cinsellik, hayat mutluluğu için de gerekli. Seks yalnızca yatak odasında yaşanıp bitmiyor, kadınla erkek arasında belli bir süre ile sınırlı kalmıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, seks mutluluğu insanların genel hayatlarına da bire bir yansıyor. Bunun için geçtiğimiz yıl başlayan ve bu yıl Ağustos ayında tamamlanan bir araştırma yaptık. Cinsel yaşamları mutlu olan insanlar hayattan ne istediklerini daha iyi biliyorlardı. Araştırmanın önemli verilerinden biri, yeni fırsatları cinsel yönden mutsuz olan insanların kaçırmaları. Oysa seks tatmini yüksek olan kişiler fırsatları çok daha iyi değerlendiriyorlar. Bu onların iş hayatında daha başarılı olmalarını sağlıyor.
Çok seks yapan insan mutlu insan mıdır?
Seks sorunu yaşayan kişiler gün geçtikçe daha az seks yapıyorlar. Seks hayatında mutlu olan kişiler ayda 11 kez seks yaptıklarını söylerken, sorun yaşayanlar ayda 8 kez cinsel birliktelik yaşadıklarını ifade ettiler. Sorun yaşadıkça seksten kaçanların sayısı artıyor. Daha fazla seks, en iyi seks anlamına gelmez. Ancak yine de sekse vakit ayırmak ve tatmin olmak önemlidir.
Seksi insanlar daha mı mutlu insanlardır?
Seks siyah ve beyaz değildir. Yani cinsel olarak biyolojik hiçbir sorunu olmayan herkes mutlu insandır diyemeyiz ancak bunlar birbiriyle ilgili kavramlar. İlla ki seks yapmak şart değil. Seks yapanlar hep mutlu mesut insanlardır diye algılanmamalı. Ancak bize araştırmalar da gösterdi ki, iyi seks iyi hayat anlamına geliyor.
Seks konusunda tatmin olan insanlar sizce nasıl insanlar?
Çok daha sosyal insanlar, diğer insanlarla birlikte olmaktan hoşlanıyorlar. Bu kadın için de erkek için de geçerli. Cinsel yönden sorunu olan kişiler, hayatta karşılarına çıkan yeni fırsatları yeterince net göremiyor. Onları geçiyorlar, değerlendiremiyorlar. Oysa seks konusunda tatmin olan kişilerin yeni fırsatları çok daha çabuk değerlendirdiği ortaya çıktı.
Seks kadınlar için de erkekler kadar önemli mi?
Hiç şüphesiz! Bu çalışma, seksin hem erkekler hem de kadınlar açısından önemli olduğunu gösteriyor. Bu araştırma binlerce kadının asıl düşüncesini temsil ediyor. Seksin yalnızca erkekler için önemli olduğuna dair şehir efsanelerinin artık çöpe atılması gerektiğini de gösteriyor. Kadınlar da tatmin edici bir seks yaşamlarının olmasını istiyorlar. Bu konu onlar için de önemli. Seks, kadınlar için de hayatın olmazsa olmazları arasında. Kadınlar seksi vazgeçilmez olarak görüyorlar. Üstelik kadınların hayat başarısı da en az erkekler kadar seks hayatlarından etkileniyor.
SOSYAL İNSAN BAŞARILIDIR
Seks hayatıyla tatmin olanlar daha sosyal oluyorlar. İnsanlarla birlikte olmaktan hoşlanıyorlar. Cinsel olarak tatmin olamayanların ise yüzde 76′sı asosyal yaşıyor. Diğer insanlardan kaçmayı tercih ediyor.
DENGE İÇİN SEKS ŞART
Dengeli bir hayatla seks mutluluğu arasında düz bir çizgi var. Cinsel olarak mutlu bir hayat yaşayan her 100 kişiden 41′i dengeli bir hayat sürüyor. Başarısız cinsel hayatı olanlar ise yüzde 90 hayatlarının dengesiz olduğundan yakınıyor.
TATMİNSİZLİK MUTSUZLUK
Her iki kadın ve erkekten biri seks konusunda tamamen mutlu değil. İnsanların yarısı yaşadığı seks hayatından yeterince zevk alamıyor, oysa seks insanların hayat başarılarını da etkiliyor.
HAYAT SEVGİSİ DEMEK
Seksi sevenlerin yarısı yaşamı da seviyor. Seks hayatında sorunları olanların yüzde 82′si hayatı da sevmiyor.
KADIN İÇİN ÖNEMLİ
Erkek ve kadın için seks çok önemli. Kadınların yarısı seksin hayatlarının en önemli konusu olduğunu söylüyor.
İMKANLARI GÖREMEZ
Cinsel olarak tatmin olan yüz kişiden 31′i hayatta karşısına çıkan fırsatları iyi değerlendiriyor. Seksi erkekler yani Romeo’lar işte bu yüzden daha başarılı oluyor. Seks hayatında mutsuz olanların ancak yüzde 7′si bu şansı yakalayabiliyor. Diğerleri ise fırsatları görmüyor bile. Bu nedenle başarısız oluyorlar.
ERKEKLER SKOR DÜŞTÜKÇE İLAÇTAN KAÇIYOR
Orta ve Doğu Avrupa seks araştırması şunları kanıtladı:Cinsel yaşamda tatmin, hayata pozitif bir bakış ile oldukça yakından ilgili.

İdeal ereksiyon sertliği, cinsel tatminde yüksek performansın anahtarı.

Erkeklerin yüzde 60′ı ideal ereksiyon sertliğinden daha az sertliğin, küçük bir sorun olduğunu ya da sorun olmadığını düşünüyor.

Ancak ideal ereksiyon sertliğinden daha az sertlik yaşayanlar, daha seyrek cinsel ilişki yaşıyor.

Ereksiyon sertliklerinden tatmin olmayan erkekler ereksiyon sertliğinde iyileşme yapan ilaçları kullanmak istemiyor.

Cinsellik ve sertleşme ile ilgili sorunu olan her dört kişiden biri ancak doktor tarafından keşfediliyor.

Hijyenik seks nasıl olmalı

06 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik

Sevişirken partnerinizin vücudundan yayılan kokular sizi nasıl etkiler?

Bedenimiz ve özellikle de cinsel bölgelerimiz için yapılacak temizlik çok basit, hatta su ve yumuşak bir sabundan ibaret. Koltukaltı ve genital bölgelerdeki tüylerin düzenli olarak kesilmesi ya da tümüyla alınması ve her gün duş yaparak deodorant kullanmak, vücudu koku oluşturan her türlü bakteriden arındırır. Genital bölgenin temizliği ve buradaki tüylerin kesilmesi, koku oluşumu ve kaşıntıyla birlikte enfeksiyon riskini de ortadan kaldırır. Koltukaltındaki tüylerin tıraş edilmesi ve her duştan sonra deodorant sürmek, bu bölgenin kokmasını ve kaşınmasını önler.
Nasıl temiz olunur?
Siz kendi bedeninizin temiz olduğunu biliyorsunuz. Ama partnerinizden pek emin değilsiniz. O halde sevişmeden önce, “Bir duş almaya ne dersin?” demek, pek zor olmasa gerek. Ama “Ya kırılırsa?” endişesini bir türlü üzerimizden atamayız. Ancak cinsel yolla bulaşabilecek hastalıkları düşünerek partnerinizi önlendirmeniz şart. Aksi takdirde hem sevişmekten zevk almazsınız hem de bedeniniz enfeksiyona karşı tehdit altında olur.
“Temiz” ne demek?
Uzmanlar, erkeklerin ve kadınların genital temizliğinin farklı olması gerektiğini söylüyorlar.
Kadınlar
Her gün duş almak ve vajinal temizliği ihmal etmemek, her gün külot değiştirmek, alınan önlemler arasında. Bebek sabunu veya asitli olmayan bir sabun ve sıcak su yeterli olabiliyor. İntim spreyler, özel vajinal duşlar ve talk pudrası ise vajinal enfeksiyonlara davetiye çıkarmak anlamına geliyor. Kadınların cinsel organları, erkeklerinki gibi özel bir temizlik istemiyor. Tam tersi iç kısımlara doğru sabun ve özel jellerle temizlik yapıldığında, bölgenin mukozası zarar görebiliyor. Bu da enfeksiyonlara sebep olabiliyor. Uzmanlar, “Temizlik şart, ama vajinanın doğal dengesini bozmadan” diyorlar.
Erkekler
Penisi temiz tutmak biraz gayret ve dikkat isteyen bir iş. Gerçi erkekler penislerini nasıl yıkamaları gerektiğini çok küçük yaşta öğreniyorlar. Ancak sünnetsiz erkeklerin daha özen göstermesi, derinin altında biriken bakterilerden kurtulmak için sıkı bir temizlik yapması gerekiyor. Sabun ve su, temiz tutmak için yetiyor. Bu kadar basit olan temizlik kurallarını ihmal ederek niçin sağlığınızı ve cinsel mutluluğunuzu tehlikeye atasınız ki?
En basit temizlik kuralları
* Her sabah duş alın.
* Her gün iç çamaşırı değiştirin.
* Duştan sonra tüm vücudunuzu iyice kurulayın. Nem, bakteri oluşumunu hızlandırır.
* Ayaklar insan vücudunun en fazla kokan bölgeleridir. Ayaklarınız bütün gün ayakkabı içinde kalıyorsa, sabah ve akşam yıkayın. Banyodan sonra parmak aralarını iyice kurulayın. Aşırı terleme varsa, talk pudrası ya da terlemeyi önleyici özel ayak spreyi kullanın.
* Banyodan sonra deodorant sürün.
* Genital bölgenizdeki tüyleri haftada bir keserek kısaltın. Aynı şekilde koltuk altındaki kılları jiletle ya da makasla keserek temizleyin. Ağda, epilasyon ve tüy dökücü krem, jilet ve makasa alternatif yöntemlerdir.
* Genital organlarınızı tuvalet ihtiyacınızı giderdikten sonra mutlaka yıkayın. Duş alırken de sabunlu suyla temizleyin.
Ağız sağlığına özel ilgi gösterin
Cinsellik baştan başlayıp, ayaklara kadar inen bir bütündür. Tüm vücudunuz kadar ağzınızın temizliği ve sağlığı da cinselliği olumlu ya da olumsuz etkiler. Partneriniz sizinle öpüşmek istemiyorsa, bunun en önemli sebebi ağzınızın kokması olabilir. Özellikle partnerlerden birinin sigara içmemesi içen partnerin vücuduna ve ağzına sinen kokudan tiksinmesine sebep olabilir. Sigara içiyorsanız ağız sağlığınıza daha fazla özen gösterin ve sevişmeden önce mutlaka dişlerinizi fırçalayın.
Erkeklerin bir tutkusu da uyanır uyanmaz sevişmek. Uzmanlar, sabah saatlerinde cinsel potansiyelin yüksek olduğunu doğruluyorlar. Ancak gece uyurken mide, yemek borusu, dişlerde ve gırtlakta kalan yemek artıkları ağıza gelip kötü kokulara ve mikroplara neden olabilirler. Öpüşmeyle, bu mikroplar karşı tarafa geçip çeşitli ağız mukozası hastalıklarına neden olabilirler.

Ağız sağlığının doğru olarak yapılması için her yıl diş hekimine kontrole gitmekte fayda vardır. Dişler günde üç kez, her yemekten sonra, en gerideki dişler de unutulmadan, üstten ve içten iyice fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra dişetlerini koruyan ve çürümeyi önleyen bir ağız suyuyla gargara yapmak da önemli bir adım.

İşte Mutlu bir cinsel yaşamın sırrı

06 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik, Genel

Son zamanlarda cinsel sağlık hatlarına yapılan başvurular önsevişmenin nasıl olması gerektiğine yönelik…

Toplumsal çalışmaları ve basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), “Mutlu cinsel yaşam formülü” hakkında bir basın açıklaması yaptı. İşte CİSED’in basın açıklamasından çok çarpıcı başlıklar:

Dokunmanın verdiği hazza odaklanın

Mutlu bir cinsel yaşam kurmanın ve bunu aynı kalitede sürdürmenin sihirli tek bir formülü olmadığını ifade eden CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “Mutlu bir cinsellik için pek çok unsurun ahenk içerisinde bir arada olması gerekiyor. İdeal bir sevişme ortamı yaratılması ve önsevişmeye önem verilmesi bunlardan sadece ikisidir. Cinselliğin tadını çıkarmak için ilişkiden önce tüm kızgınlıkları unutmak, sakinleşmek ve rahatlayarak gevşemek çok önemlidir. Fiziksel olarak da rahat ve gevşek olmak, ilk temastan itibaren en çok dikkat edilmesi gereken durumlardandır. Alınacak ılık bir duş veya içilecek sıcak bir çikolata fiziksel ve ruhsal gevşemeyi sağlayıp ilişkiyi kolaylaştırabilir.

Alkol kaslarda gerginliğe yol açabileceğinden ve konsantrasyonu azaltacağından tercih edilmemelidir. Cinsellik mekanik ve teknik bir olay olmadığı için, cinsel ilişki sırasında dikkatinizin tamamını partnerinize ve cinsel eylemlerinize yönlendirmek yerine dokunmanın verdiği hazza odaklanmak çok önemlidir. Cinsel ilişki sırasında aklımızın başka bir yerde olması, zihin içinde beden içinde uygun olmayan bir durumdur.

Cinselliğe iyi konsantre olamama haz almamızı ve vermemizi engelleyebilir. İdeal ortam kişiden kişiye ve durumdan duruma değişebilir. Rahatlatıcı bir müzik veya sessizlik, ortam ısısı, ışıklandırma, tütsü veya mum yakmak, tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar çiftlerin cinsel enerjisini artıracak örneklerdir. Sevişmeden önce soğuk içeceklerden, dondurmadan ya da buzdan kaçının. Çünkü hazımsızlık veya soğuk yiyecekler cinsel enerjiyi azaltabilir. Yorgun, aç ve kızgınken de cinsel ilişkiden kaçının. Çünkü bu da cinsel enerjinizde dengesizliğe neden olabilir. Sevişmeden önce tuvalet ihtiyaçlarınızı giderin. Dolu idrar torbasıyla cinsel ilişkiye girmek sıkıntı vericidir. Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın. Kaslar gevşediğinden enerji toparlamak zorlaşır.” dedi.

Cinsellik öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir davranıştır

Cinsel mutluluğun sırrının çiftlerin birbirinin vücudunu ve tepkilerini çok iyi tanımalarında yattığını belirten CİSED Medya ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Psikolog Serap Yeşil; “Cinsellik sevgi ve şefkat dolu dokunuşlarla kombine edilince korkutucu olmaktan çıkar. Partnerinin vücudunu iyi tanımak için göz kapakları, dudaklar, yüz, göğüs bölgesi, eller, kalça, bacaklardan ayak parmaklarına kadar cinsel haz alarak ve cinsel haz vererek sevgiyle dokunmak şarttır. Böylece kişi partnerinin gizemini dokundukça keşfedebilir, karşına çıkacak yeni duygular hoşuna gidebilir ve heyecanlı ve zevkli anlar yaşayabilir. Daha uzun, duyarlı ve keyifli bir cinsellik yaşamak, erkeklerde boşalmanın denetim altına alınması, kadınlarda ise daha kolay orgazma ulaşılması için son derece gerekli olan ön sevişme; cinsellikten alınan hazzın arttırılması ve cinsel uyumsuzlukların daha az görülmesi için de gereklidir. Bu nedenle ön sevişmeye yeteri kadar zaman ayıran çiftler sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama sahip olurlar.

Yeterli önsevişmenin kriterleri erkekte; penisinin sertleşmesi ve ucundan zevk suyunun gelmesiyken, kadında ise; vajinanın sulanması ve klitorisin kabarmasıdır. Sonuçta; cinsel haz vererek veya alarak uyarılmayı öğrenme, erotik materyaller ile cinsel arzuyu ve tutkuyu besleme, yatak odası dışında da hoş, nazik veya sevecen olabilme öğrenilebilen şeylerdir. Yani cinsellik öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir davranıştır. Herkes cinselliği keyifle ve paylaşarak yaşamayı hak eder. Buna ulaşmak için; biraz bilgi, olumlu duygular ve istekli olmak yeterlidir.” dedi.

« Önceki YazılarSonraki yazılar »

Sohbet - Chat - sohbet - chat - Sohbet - Chat