Ekonomi Sağlam, Kriz Beklemiyoruz

26 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerine oturduğuna dikkat çekerek, bir sorun beklemediklerini söyledi.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerine oturduğuna dikkat çekerek, bir sorun beklemediklerini söyledi. Dünyadaki gelişmelerin Türkiye’ye dönemsel yansımalarının olabileceğini ifade eden Yılmaz, bunları kriz olarak nitelemenin doğru olmayacağını kaydetti.

Kalkınma Bakanı Yılmaz, Uluslararası Basın Derneği yönetim kurulunu kabul etti. Yılmaz, kabulde yaptığı açıklamada, Türkiye’de siyasi ve Mali istikrar olduğuna dikkat çekerek, “Ekonomi sağlam, bu nedenle sorun beklemiyoruz. Bankacılık sektörü güçlü; tüketici, yatırımcı güveni tam. Dünyadaki gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları, dönemsel etkileri olacaktır ama bunu kriz olarak nitelemek doğru değil. ” diye konuştu.

Ülke ve bölge için yoğun çalışma içerisinde olduklarını aktaran Bakan Yılmaz, yerel medyadaki canlılığın Türkiye’nin geldiği seviyeyi göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı. 2023 vizyonunu yakalamak için çok gayret edeceklerini belirten Yılmaz, yüksek performanslı büyümenin devam edeceğini, ancak yüksek büyümeyi istikrarlı götürmek istediklerini kaydetti. Sivil anayasanın birinci gündem maddesi olduğunu söyleyen Yılmaz, seçim öncesinde tüm partilerin taahhüdü olan yeni anayasayı hep birlikte çıkarmak istediklerini bildirdi. Yılmaz, partilerin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceklerinin sivil anayasa konusunda belli olacağını ifade etti.

Uluslararası Basın Derneği Başkanı Sinan Burhan da yeni hükümetin ülke için hayırlı Uğurlu olması temennisinde bulunurken; birlik, beraberlik içerisinde yeni bir anayasa yapılması gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin, her geçen gün bölge ve dünyada etkinliğinin arttığına dikkat çeken Burhan, bu nedenle yabancı basın mensuplarının Türkiye’ye büyük önem verdiğini bildirdi. Dernek olarak basın mensuplarına yardımcı olmayı hedeflediklerini aktaran Burhan, meslektaşlarına yönelik çeşitli çalışmalar yapacaklarını kaydetti.

Piyasaları sallayacak açıklama geldi

21 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Türkiye’nin cari açık nedeniyle gelişmekte olan ülkeler arasında kriz riskine en açık ülke olduğu yönündeki açıklaması piyasaları salladı. İMKB 100 Endeksi birinci seansta sert düştü dolar ve euro yükseldi.
İMKB 100 Endeksi birinci seansı, önceki kapanışa göre 1.978,87 puan düşerek 59.657,59 puandan tamamladı. Hisse senetleri ortalama yüzde 3,21 değer yitirdi

Fitch bugün yaptığı açıklamada not artışyla ilgili önemli tespitlerde bulundu. Avrupa’daki krize önemle dikkat çeken uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu, “Türkiye, AB’deki krize cari açık yüzünden diğer gelişmekte olan ülkelerden daha açık” ifadelerini kullandı. Fitch Analisti Ed Parker da, Türkiye ekonomisinde ısınma sinyallerinin görüldüğünü aktardı.

FİTCH’İN AÇIKLAMASI BORSAYI VURDU

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’ten analist Ed Parker, yüksek cari açığın yarattığı belirsizlik nedeniyle, Türkiye’nin not artışının belirsiz olduğunu söyledi. Türk ekonomisinde ısınma sinyallerinin görüldüğünü söyleyen Parker, “Türkiye, AB’deki krize cari açık yüzünden diğer gelişmekte olan ülkelerden daha açık” dedi. Merkez Bankası’nın politikalarını da değerlendiren Parker, Banka’nın politika bileşininin başarısının en iyi ifadeyle “karışık” olduğunu sözlerine ekledi.

Bugün saat 13:00′te başlayacak AB liderler zirvesi beklenirken Fitch’den gelen sürpriz açıklamalar ile piyasalarda satış baskısı oluştu. Güne yüzde 0.33 yükselişle başlayan İMKB 100 Endeksi’nde kayıplar yüzde 2′yi aştı. Kayıplar bin puanı aşarken endeks 60 bin seviyesine

Türkiyedeki böcekler değerlendi

13 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Geçen ay düzenledikleri operasyonla sadece Türkiye’de yetişen 5 bini aşkın bitki tohumu ve fidesinin yurt dışına kaçırılmasını önleyen gümrük ekipleri, bu kez de şimdiye kadar ki en büyük böcek kaçakçılığını ortaya çıkardı.

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden topladıkları böcekleri, yurt dışına kaçırmaya çalışan Çek Cumhuriyeti uyruklu 6 kişi yakalandı. Zanlıların aracında yapılan aramada, kutular içine gizlenmiş uğur böceği, sinek, arı, ağustos böceği gibi 48 türe ait toplam 6 bin 14 adet böcek bulundu.

Geçen ay 2 Hollandalının Türkiye’ye özgü bitki tohumlarını yurt dışına kaçırmaya çalışırken yakalanmalarının ardından bu kez de Çek Cumhuriyeti vatandaşı 6 kişi, Türkiye’den topladıkları çeşitli böcek türlerini ülkelerine götürmek isterken yakalandı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, yabancı bazı kişilerin Rize bölgesinde bitki örnekleri topladıkları ve bu bitki örneklerini yurtdışına çıkarabilecekleri ihbarı alan gümrük muhafaza ekipleri, Kara Kapıları Taşıt Takip Programı aracılığıyla tüm sınır kapılarında önlem aldı. Bir süre sonra Türkiye’den çıkış yapmak üzere Kapıkule Yolcu Salonu Gümrük Sahasına gelen Çek Cumhuriyeti uyruklu E.H. idaresindeki HOK14… plakalı araç, Kara Kapıları Taşıt Takip Programının uyarı vermesi üzerine incelemeye alındı.

Araçta yapılan aramada, küçük tüp ve kutuların içine gizlenmiş çok sayıda böcek tespit edildi. Gümrük ekipleri, bunun üzerine uzman görüşüne başvurmak amacıyla Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünden yardım istedi. Üniversiteden gelen Doç. Dr. Zühal Okyar, Doç. Dr. Murat Yurtcan ve Uzm.

Dr. Volkan Aksoy’dan oluşan bilirkişi heyeti, toplam 48 türe ait 6 bin 14 böcek olduğunu tespit etti. Böceklerin çoğunun “Coleoptera” familyasına ait halk arasında bilinen adıyla uğur böceği, kara fatma, geyik böcekleri türleri, “Heteroptera” familyasına ait süne, kımıl, ağustos böceği türleri, “Diptera” familyasına ait sinek türleri ve “Hymenoptera” grubuna ait arı türleri olduğu belirlendi.

-BÖCEKLERE 500 BİN LİRA DEĞER BİÇİLDİ-

dolarların sırrı

13 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Merkez Bankası’nın önceki gün açıkladığı ödemeler dengesi Mayıs ayı rakamlarının “net hata noksan” kaleminde 4.5 milyar dolarlık giriş dikkat çekti.

Mayıs ayında giren kaynağı belirsiz 4.5 milyar dolarlık tutarla birlikte yılın ilk 5 ayında Türkiye’ye girmiş gizemli paranın tutarı 8.4 milyar dolara ulaşmış oldu. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu tutar sadece 836 milyon dolardı. Bu girişin arkasında hükümetin çıkardığı Af Yasası’yla uzatılan ‘varlık barışı” kapsamında, “yastık altından” sisteme giren dövizler olabileceği belirtilirken, Merkez Bankası da 4.5 milyar dolarla ilgili yorum yapamıyor.

engelli sanatçının azmi :)

12 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi

Engelli Sanatçı Müzikle Hayata TutunduSonDakika.com »Haberler »
MESAM sanatçısı Ozan Şahin, 60′dan fazla söz ve bestesiyle ikinci kasetini çıkarmaya hazırlanıyor.

Şenay Ünal – Doğuştan Omurilik (Spinal Muscular Atropy) hastalığı nedeniyle yüzde 92 engeli bulunan, Türk Silahlı Kuvvetlerin Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nde yaşamını sürdüren MESAM sanatçısı Ozan Şahin, 60′dan fazla söz ve bestesiyle ikinci kasetini çıkarmaya hazırlanıyor.

Kayseri’de 1978 yılında doğan Şahin, milyonda bir görülen omurilik hastalığıyla 1 yaşından bu yana mücadele ediyor.

Bedenen bir başkasının bakımına ihtiyaç duyan Şahin, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, öğretmen bir anneyle asker bir babanın 3 çocuğundan en büyüğü olarak dünyaya geldiğini, hayatı boyunca hiç yürüyemediğini söyledi.

Jandarma Binbaşı olan babası Mahmut Şahin’in, 1994 yılında Bingöl’ün Genç ilçesinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olduğunu belirten Şahin, “Rahmetli babam beni hep hayata dahil etmeye çalıştı. Onun şehadetinden sonra 6-7 yıl kendimi dünyaya kapattım. O esnada Üniversite eğitimimi tamamladım. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bayramlarda ve özel günlerde bizleri sık sık ziyaret eder, yalnız bırakmazdı. Yine bir ziyarette benim durumumdan haberdar olan dönemin Genel Kurmay Başkanı’nın emriyle rehabilitasyon merkezine alındım” dedi.

2000-2001 yılında TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’ne gittiğini, bütün masraflarının TSK tarafından karşılandığını dile getiren Şahin, “burada günler nasıl geçer? Kime nasıl faydalı olabilirim” diye düşünürken, bir gün tesadüfen bir saz sesi duyması üzerine sanat serüveninin başladığını anlattı.

Şahin, rehabilitasyon merkezinde tedavi gören gazilerin koro oluşturma çalışmalarına katıldığını ifade ederek, söylediği şarkıdan sonra, kendi deyimiyle

“İçindeki engelsiz yönleri” keşfettiğini söyledi.

-BİZ İNSANIZ, BİZ DE SEVERİZ, BİZ DE NEFRET EDERİZ, BİZLER DE HEYECANLANIRIZ-

“Seni bırakmayız bir daha, beraber koro kuracağız” diyen arkadaşlarıyla yola çıktığını ve 2003 yılında rehabilitasyon merkezinde gazilere moral gecelerini sunan Zeynep Köşker’le tanıştıktan sonra sanat hayatına atıldığını belirten Şahin şunları kaydetti:

“Kendimi keşfettikten sonra 10 yıl amatör, 3 yıl da profesyonel bir şekilde müziğe yöneldim. Bu süreçte Ankaralı hayırsever Melek İpek hanımefendiyle tanıştık. Melek hanımın teveccühüyle ve destekleriyle kendi söz ve bestelerimden oluşan ‘Yasak Sevdam’ adlı bir albüm çıkardık. Sunumumuzu, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve bir çok bürokratın katıldığı güzel bir gala gecesiyle süsledik. Tek albümle kalmayacağım, bu bana bahşedilen bir yetenekse eğer, kendimi geliştirerek daha iyi işler yapmaya çalışacağım.

İnsanın bedeni engelli olabilir ancak yüreğinizde engel yoksa her engeli aşar, daha neler neler yapabilirsiniz. Ben elimi kolumu kullanamayan bir insanım ama bu sanatçı olmama engel değil ki. MESAM sanatçısıyım, 300 den fazla programa katıldım, sevenlerim var. Evet halterci, milli sporcu, ressam arkadaşlarım var ama bu yetersiz, toplum bunu ne kadar biliyor. Aileler çocuklarını daha yeni yeni dışarı çıkarmaya başladı. Biz insanız, biz de severiz, biz de nefret ederiz, bizler de heyecanlanırız. Ben Türkiye’de tek olduğumu düşünüyorum. Ağar bir engelim var ama beni iyi yerlere getirecek araç beynim ve duygularımdır. Benim amacım diğer engelli çocuklara umut vermek, yapabileceklerini göstermek. ”

-OZAN’IN AZMİNE DOKTORLAR BİLE ŞAŞIRIYOR-

Zeynep Köşker de, Ozan’ın azmi ve inancıyla her zorluğu aşabilecek bir karaktere sahip olduğunu ve engellilere imkanlar tanındığında başarabileceklerinin sınırsız olacağını dile getirdi.

Köşker, “Ozan eserlerini ve sesini değerlendirmem için benden yardım istedi. Bu renkli ışıkların altı öyle zor ki. Bazı kişiler engellinin üzerinden prim yapmak istiyor. Birkaç kişiyle görüşmemiz oldu ancak ‘bizim karımız ne olur, bizim bundaki kazancımız ne olur?’ dediler. Bu düşünceye sahip olanları hissettiğim anda uzaklaştım. 2003 yılında emekli olduktan sonra TRT Avaz da ve Polis Radyosu’nda programlar sunmaya başladım. Bu süreçte Ankaralı hayırsever Melek İpek hanımefendiyle bir hayır programında karşılaştık. Orada kendisine konuyu açtım, hemen ‘hadi ne duruyorsunuz, sonuna kadar yanınızdayım’ diyerek bize sonsuz desteklerini sundu” diye konuştu.

Doktorların aslında Ozan gibi hastaların en fazla 25 yaşına kadar yaşadığını söylediklerine dikkati çeken Köşker, “Ozanın bu inanışı kırdığını çünkü 32 yaşında ve çok sağlıklı olduğunu vurguladı.

Köşker, “Üstelik hastalığından dolayı ciğerlerinin sadece yüzde 25′ini kullanabiliyor. Buna rağmen onun çıktığı ses basamaklarına doktorlar bile şaşırıyor. Onlara göre şarkı söylemesi mucize sayılabilir. Ozan gibi hastalar normal nefes alıp verirken bile hastalanıp yataklara düşebilirken, Ozan içinden gelen duyguları söze, müziğe döküyor” dedi.

sorun işsizlik değil !

12 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon işsiz var ancak sanayici nitelikli eleman bulmakta sıkıntı yaşıyor.

Türkiye’de resmi verilere göre yaklaşık 3 milyon işsiz var ancak sanayici nitelikli eleman bulmakta sıkıntı yaşıyor.

Özellikle makine ve ekipman kullandırabileceği kalifiye eleman bulamayan birçok sanayici, yapacağı trilyonluk yatırımları ve kapasite artırımlarını ertelemek zorunda kalıyor.

Konya, Kayseri, Kocaeli gibi sanayi şehirlerinin temsilcileri işverenin nitelikli eleman sorunu yaşadığı konusunda hemfikir. İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli, gençlerin büyük bir kısmının iş arama niyeti taşımadığını, iş arayanların ise beklentilerinin çok yüksek olduğu için bir iş sahibi olamadığını söylüyor. Oda temsilciler ise, meslek garantili kurslara bile işsizlerin ilgi göstermediğinden şikayetçi.

Türkiye’de işsizlik değil, iş beğenmeme problemi yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, trilyonluk yatırımların, çalıştırılacak eleman bulunamadığı için ertelendiğini belirtiyor. Uzmanlara göre, Türkiye’de insanlar iş değil yatacak yer arıyor. Çünkü devlet sektöründe en küçük bir iş alımı için bile binlerce kişi başvururken, özel sektör eleman bulamıyor.

Bir üniversitenin yaptığı bilimsel araştırmaya göre, genç işsizlerin yüzde 37′si ne çalışıyor, ne iş arıyor. Yüzde 80′i hiçbir şekilde iş arama niyetinde olmadığını beyan etmiş. Bu sonucun çok düşündürücü olduğunu belirten uzmanlar, iş arayanların beklentilerini çok yüksek tuttuğu kanaatinde…

Altın kuyumcuya yaramıyor

10 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Tüketicinin altın yerine daha uygun olan takıları tercih etmesi, kuyumcuları bijuteriye yöneltiyor.

Altın fiyatlarındaki rekor yükseliş, kuyumculara yaramadı. Yüksek fiyattan dolayı altına olan talep gittikçe azalıyor. Bu nedenle satışları durma noktasına gelen kuyumcular, başka sektörlere kayıyor.

Zaman gazetesinin haberine göre tüketicinin altın yerine daha uygun olan takıları tercih etmesi, kuyumcuları bijuteriye yöneltiyor. Yatırım maliyetinin düşük, kâr marjının yüksek olması da bijuteriyi kuyumcuların ilgi odağı haline getirdi. Bu gelişmeyle birlikte hızlı bir ivme yakalayan sektör geçtiğimiz yıl yüzde 20 büyüdü. Yaklaşık 20 bin çeşit takı ve aksesuarla bijuteri sektörünün önde gelen firmalarından FOİ Accessories Satış Müdürü Tuğbahan Özöd, altın fiyatlarındaki yükselişin bijuteriye yaradığını söyledi. Sektördeki canlanmadan dolayı birçok kuyumcunun mağazasını bijuteriye çevirmek istediğini belirten Özöd, “Kuyumculardan yoğun talep alıyoruz. Birçok kuyumcu mağazasını bijuteriye çevirmek istiyor. Son birkaç ayda onlarca kuyumcudan teklif aldık.” dedi.

Altından kaçan kuyumcuların ilk tercih ettiği sektörün bijuteri olduğu bilgisini veren Özöd, “Bijuterinin az yatırımla yüksek gelir elde edilebilen sektörlerin başında gelmesi, kuyumcuların ilgisini çekiyor. Yaklaşık 40 metrekarelik bir bijuteri mağazası, 50 bin TL’ye mal oluyor. Kâr marjı ise yüzde 80 ile 100 arasında değişiyor.” diye konuştu.

Kuyumcuların ilgisiyle birlikte bijuteri sektörünün geçen yıl yüzde 20 büyüdüğünü kaydeden Özöd, bu büyümenin artarak devam edeceğini vurguladı. Bijuteriye ilginin artmasında modanın da önemli rol oynadığına işaret eden Özöd, şunları söyledi: “Takının modasını daha çok TV dizileri belirliyor. Dizilerde beğenilen takılar kısa bir süre sonra trend haline geliyor. Bu da bijuteri satışlarına ciddi katkı sağlıyor.” FOİ’nin Türkiye genelinde faaliyet gösteren 18 franchise mağazası bulunuyor. Yıl sonunda bu sayının 30′a çıkarılması hedefleniyor.

Büyük alışveriş merkezlerinde kendi mağazasını açmayı planlayan FOİ, sektördeki büyümeyi kalıcı kılmak için bayilerine metrekare başına 100 TL yatırım desteği veriyor. Şirket, ürünlerinin bir kısmını fason ürettiriyor. Bir kısmını ise ithal ediyor. Önümüzdeki dönem ürün yelpazesi ithalat ağırlıklı olacak. Ukrayna’da da bir mağazası bulunan şirket, İran, Azerbaycan ve Rusya’dan da bayilik teklifleri alıyor. FOİ’nin bijuteri ve aksesuar ürünlerinden oluşan zengin ürün yelpazesinde, yüzük, kolye, küpe, bileklik, taç, toka, çanta, gözlük, saat, kol düğmesi, şapka, parfüm, fular gibi ürün kategorilerinde 20 bini aşkın çeşidi bulunuyor.

Sayısal oyunlara ilgi de düşüş

10 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

Vatandaşların zengin olma hayallerinin bir numaralı adresi olan Milli Piyango İdaresinin satış gelirleri, geçen yıl bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 10 düşerek, 1 milyar 761 milyon lira olarak gerçekleşti. İdare bunun 777 milyon 681 bin lirasını ikramiye olarak dağıttı.

Satış gelirlerinin düşmesinde sayısal oyunlara olan ilginin azalması etkili oldu. İdare’nin sayısal oyun satış gelirleri geçen yıl bir önceki yıla göre, yüzde 15,64 azalarak, 1 milyar 242 milyon lirada kaldı.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü 2010 Yılı Faaliyet Raporu’na göre, önceki yıllarda olduğu gibi geçen yıl da ikramiye tutarı yüksek olan sayısal oyunlar, en çok tercih edilen oyunlar oldu. Milli Piyango İdaresi bünyesindeki Sayısal Loto, Süper Loto ve Şans Topu oyunlarına ilgi az da olsa düşerken, On Numara ve piyango oyununda önceki yıla göre bir miktar artış görüldü.

Milli Piyango İdaresi, geçen sene toplam 1 milyar 822 milyon 355 bin 690 lira gelire karşılık 391 milyon 429 bin lira kar elde etti. Milli Piyango İdaresi’nin 2010 yılında elde ettiği gelirin, 1 milyar 761 milyon 453 bin 127 lirasını şans oyunları satış gelirleri, 60 milyon 902 bin 563 lirasını da diğer gelirler oluşturdu.

Milli Piyango İdaresi, geçen yıl en fazla satış gelirini sayısal oyunlardan elde etti. İdarenin geçen yılki gelirlerinin yüzde 71′i sayısal oyunlardan, yüzde 24′ü Piyango oyunundan, yüzde 5′i de Hemen Kazan oyunundan elde edildi. Geçen yıl, 5′i özel, 33 piyango çekilişine yurttaşlar 430 milyon 452 bin lira yatırdı.

Satışlar bir önceki yıla göre yüzde 6,95 artış gösterdi. Umut olarak harcanan 430 milyon 452 bin liranın, 257 milyon 286 bin lirası ikramiye olarak ödendi.

35 MİLYON LİRALIK REKOR İKRAMİYE İŞTAH KABARTTI

Piyangonun geleneksel yılbaşı çekilişi en çok ilgi gören çekiliş oldu. İdare, neredeyse yılın tamamına yakın bölümünde yaptığı satışın iki katını yılbaşı özel çekilişinde gerçekleştirdi. Milli Piyango İdaresi, yıl boyunca yaklaşık 140 milyon liralık satış yaparken, sadece yılbaşında 290 milyon liralık bilet satıldı. Piyango satış gelirlerinin yüzde 67′den fazlası yılbaşı gelirlerinden elde edildi.

İdare, geçen yılki satış gelirlerinin 416 milyon 167 bin (yüzde 22,84) lirasını Hazine’ye (vergi ve diğer), 391 milyon 429 bin 555 lirasını kamuya, 145 milyon 303 bin 729 lirasını bayi komisyon ve aracılık giderlerine, 91 milyon 674 bin 430 lirasını da faaliyet işletme ve diğer giderlere aktardı.

SATIŞ GELİRLERİ DÜŞTÜ

Milli Piyango İdaresi’nin geçen yıl, önceki yıla oranla satış gelirleri yüzde 9,66, toplam gelirleri de 9,75 azaldı. İdare, 2009 yılında 1 milyar 950 milyon 18 bin 207 lira satış geliri, 2 milyar 19 milyon 290 bin 576 lira da toplam gelir elde etmişti.

Gelirlerin azalmasında sayısal oyunlara olan talebin düşmesi etkili oldu. İdare’nin sayısal oyun gelirleri, 2010′de önceki yıla oranla yüzde 15,64 geriledi. Geçen yıl sayısal oyunlar içinde önceki yıla oranla geliri en fazla düşen Süper Loto oldu. Süper Loto’dan 2009 yılında 573 milyon 301 bin lira gelir elde edilirken, geçen yıl bu rakam 382 milyon 121 bin liraya geriledi. Buna karşılık sayısal oyunlar içinde önceki yıla göre gelirlerini artıran tek oyun On Numara oldu.

GELİRLER SON 5 YILDA YÜZDE 35 ARTTI

Milli Piyango İdaresi son 5 yılda satış gelirlerini 35,39, toplam gelirlerini ise yüzde 33,32 artırdı. İdare, 2006 yılında 1 milyar 300 milyon 945 bin 863 lira satış, 1 milyar 366 milyon 827 bin lira da toplam gelir elde etmişti.

Son 5 yılda toplam 8 milyar 211 milyon 795 bin lira satış geliri elde eden Milli Piyango İdaresi, bunun 3 milyar 576 milyon 383 bin lirasını ikramiye olarak dağıttı.

İdare’nin bu süreçteki satış gelirinin yüzde 70′i sayısal oyunlardan, yüzde 22′si piyango oyunundan yüzde 8′i de Hemen Kazan oyunundan geldi.

Yıllar itibariyle itibarıyla vergiler dahil şans oyunu satış gelirlerinin TL bazında oyunlara göre dağılımı şöyle:

YILLAR 2006 2007 2008 2009 2010 TOPLAM
——– ———– ———– ———– ———– ———– ————-
Piyango 279.404.551 342.952.931 355.471.007 402.534.485 430.542.535 1.810.905.509
Hemen Kazan 153.709.000 156.905.250 137.266.750 110.163.250 87.968.000 646.012.250
Sayısal Oyunlar 867.832.312 965.651.888 1.241.129.664 1.437.320.472 1.242.942.593 5.754.876.929
————– ————- ————- ————- ————- ————- ————-
TOPLAM 1.300.945.863 1.465.510.069 1.733.867.421 1.950.018.207 1.761.453.128 8.211.794.688

Güneş enerjisinde 2 milyar Euro

10 Temmuz 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi, Genel

EPDK güneş ve rüzgar enerjisi santralleri için beklenen düzenlemeyi tamamladı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), 2013 yılına kadar sisteme bağlanması planlanan yaklaşık 2 milyar avro yatırım tutarı olacak 600 megavatlık (mw) güneş enerjisi elektrik üretim santrallarına yönelik yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından merakla beklenen düzenlemeyi sonuçlandırdı.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Kurul, önceki gün yaptığı toplantıda, güneşten elektrik üretmek için lisans başvurularının nasıl yapılacağına yönelik düzenleme yaptı. Buna göre güneş enerjisine dayalı her bir üretim tesisi için yapılacak yatırım başvurusunun kurulu gücü 50 mw’yi geçemeyecek ve başvurular en yakın trafo merkezine yapılacak.

Bundan sonraki süreç ise şöyle işleyecek; TEİAŞ ve Enerji Bakanlığı güneş enerjisi santrallarının bağlanacağı trafo merkezleri ile kapasiteleri ilan edecek. Bu arada EPDK tarafından yayımlanacak Ölçüm Tebliği çerçevesinde, yatırım yapmayı planlayan özel şirketler, açıklanan trafo merkezlerinin kapasitelerini de dikkate alarak ilgilendikleri bölgelere yönelik belli bir süre güneş ölçümleri yaparak sonuçları ile birlikte EPDK’ya başvuracak.

EPDK rüzgar başvurularında olduğu gibi lisans başvurular için belli bir gün ilan edecek. Aynı bölgeye birden fazla şirketin başvurması halinde TEİAŞ tarafından yarışma yapılacak. Yarışmada ise 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda belirlenen alım fiyatı üzerinden en fazla indirim vermeyi taahhüt eden bağlantı hakkını kazanacak. Böylece özel sektörün başvurular bağlantı görüşleri ölçüm ve yarışma sonuçlarına göre sonuçlandırılacak.

AR-GE’CİLERE RÜZGAR KOLAYLIĞI
Kurul aynı düzenleme kapsamında özellikle bir yandan kampüslerinde kendi elektriklerini üretirken, bir yandan araştırma geliştirme faaliyeti göstermek isteyen kurumlara yönelik kolaylık sağladı.

Buna göre, ”Kanunla kurulmuş araştırma ile yüksek öğretim kurumlarının, bilimsel araştırma geliştirme ve eğitim faaliyetleri kapsamında aynı dağıtım bölgesinde olmak, kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve azami 10 mw kurulu gücü geçmemek kaydıyla yerleşkelerinde nükleer, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisi kurmak amacıyla uhdelerindeki anonim ya da limited şirketleri vasıtasıyla yapacakları lisans başvurularında” kolaylık sağlandı.

EPDK Başkanı Hasan Köktaş, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği;nde yaptıkları ve önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek yeni düzenlemelerin ülkemizde yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

”GÖZLERİ KAMAŞMAYACAK”
Türkiye’de güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını milyarlarca dolarlık yatırımlarla elektriğe dönüştürmeye yönelik hem yerli hem de yabancı özel sektörün çok büyük bir ilgisi ve beklentisi bulunduğunu belirten Köktaş, şöyle konuştu:

”Bugün 1.600 megavatlara ulaşan rüzgar santralı kurulu gücünü uzun vadede 20 bin megavatlara, güneşte de sıfırdan başlayıp önce 600 megavata, sonra da çok daha büyük güçlere çıkarmak üzere sistem dizaynı yapıyoruz. Ayrıca araştırma kuruluşları ve üniversitelerde bu konularla yakından ilgileniyor. Bu düzenlemelerimiz sayesinde sistemin düzenini bozmadan, tamamen öngörülebilir bir şekilde yatırımların yapılmasını sağladık. Şirketlerin ellerinde ölçüm sonuçları olacağından yatırımın fizibıl olup olmayacağını bilecek, finansman kolaylaşacak. Böylece güneş yatırımcıları gözleri kamaşmadan, neyi, nasıl hangi sıra ile yapacaklarını, nasıl yarışacaklarını ve hangi kriterlere uymak zorunda olduklarını görerek yol alacaklar.”

Piyasalara Dikkat

02 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Ekonomi

Kritik eşikler aşılacak mı? Yatırımcı ne yapmalı? Nerden alınmalı, nerden satılmalı?
Rüzgar gibi geçen iki günün ardından piyasalardaki sular durulmuş gibi gözüküyor. Ekranlardaki rakamlar ise sürekli değişim halinde…

Yurtdışından negatif ayrışarak satıcılı seyreden borsaya bir darbe de Ortadoğu’dan gelmişti. Bu paralelde son bir haftada yüzde 5′e yakın değer yitiren İMKB 100 Endeksi ortamın sakinleşmesi ve çok hızlı düşmenin de etkisiyle kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. Dolar ise daha önceki haberlerimizde belirttiğimiz gibi 1.60 TL’nin üzerini test ettikten sonra geri çekildi. Faiz hâlâ yüzde 8′in üzerinde bulunuyor. Döviz ve faizdeki seyri ise yarın açıklanacak olan enflasyon dataları belirleyecek. Enflasyonda beklenti TÜFE’nin yüzde 0.03-0.05 arasında artması yönünde. Şayet bu yönde bir veri gelirse döviz ve faizde bir miktar daha çözülme ve geri çekilme söz konusu olabilecek.

İMKB’de kritik seviye 65 bin puan. Endeks günü bu seviyenin üzerinde kapattı. Yarın da bu seviyenin üzerinde bir kapanış olursa yükseliş trendi sürebilir. Fakat hızlı yükselen piyasada tedirginlik hakim. Şayet yükseliş sürerse 67 bin puan seviyeleri görülebilir. 65 binin altında ise 63 bin puana kadar gerileme söz konusu olabilir. Uzmanların tavsiyesi bu seviyelerde “bekle-tut”.

DÖVİZDE BU SEVİYE TAKİP EDİLMELİ!
Bu kapsamda dolar/TL kurunda 1.55-1.56 TL bandının izlenmesi gerektiği tavsiye ediliyor. Dövizde gevşeme olasılığı bulunsa da kısa vadede sert bir düşüşün olmasını beklemek şu aşamada doğru değil. Uzmanlar dolar kurunun 1.50′nin altına gevşemesini beklemiyor. Eurodaki hareket ise yatırımcıya güven vermiyor. Her ne kadar hızlı bir yükseliş olsa da bu seviyelerin kâr realizasyonu açısından fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

GÜVENLİ LİMAN ALTINDA ALIM İÇİN UYGUN MU?
Altında ise kâr satışları ara ara sürüyor. Kısa vadeli tekrar yukarı yönlü hareketlerin görülebileceği ifade edilirken altın alımı için 1.300 doların altı öneriliyor.

Piyasaları anbean sizin takip eden HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ son gelişmeleri sizin için uzmanlara sordu.

65.000 ÇOK KRİTİK!
İnfo Yatırım Araştırma Müdürü Şenol Korkmaz piyasaları ve öngörülerini şöyle sıraladı: “Bu bir tepki yükselişi. Eğer 65 binin üzerinde kalmaya devam edersek çıkışın devamını bekleyebiliriz. Yurtdışı piyasalardaki olumlu hava bize de yansımıştı. Birincisi bizim sert bir düşüş yaşamamız ikincisi ise biz düşerken yurtdışı piyasların olumlu ayrışması bugün bizim hızlı yükselişimizde etkili oldu. Bu nedenle bu şekilde sert bir tepki gördük.
Ben bulunduğumuz seviyeden temkinliyim. İki günde yüzde 3′lük (2500 puan) bir artış oldu. Son bir haftadır yüzde 5 düşerken bunun yarısını telafi etmiş durumdayız.
Biz yurtdışı piyasalarla paralel hareket ediyor gibi görünsek de negatif bir ayrışma söz konusu. Çok düştüğümüz için bu gelen tepki yurtdışı piyasalardaki iyimserlikle birleşti.

Faiz oranlarındaki geri çekilme ve döviz kurlarındaki yükselişin hız kesmesi piyasalardaki olumlu havayı sürdürebilir. Önümüzdeki günlerde dünya piyasalarının bu iyimserliği sürdürmesi zor. Çünkü AB ve Ortadoğu’ya bağlı riskler devam ediyor.
Kısa vadede 65 bin önemli bir seviye. Bu seviyenin üzerinde endekste çıkışın devamı beklenir. Altında kalmamız halinde ise satış baskısının devamını getirir. 65 binin üzerinde kalırsa 67 bin seviyeleri izlenmeli, altında ise 63 binlere doğru bir çekilme söz konusu olur.
Dövizde ise beklentim ise Dolar/TL paritesinin 1.50′nin altına gelmesini beklemiyorum. 1.55-1.60 bandı bu anlamda izlenmeli. Faizde yüzde 8′in üzerinde kalındığı sürece yukarı yönlü hareket korunur. Direnç olarak yüde 8.30 seviyeleri dikkatle izlenmeli. Faiz yüzde 8′in üzerinde kalmaya devam ettiği sürece piyasalar rahat olmaz.
Altın ise kâr realizasyonu yaşıyor. Burada da 1.340-1.350 seviyeleri önemli. 1.350 doların üzerinde tekrar yukarı yönlü bir hareket görülebilir. Bu da 1.370-1.400 seviyelerine kadar sürebilir. Buralardan kâr realize edilmeli.
Altında parite kaynaklı volatilite söz konusu. Euronun değer kazanması ve doların değer kaybı altının değerini düşürüyor. Bu yüzden parite dikkatle izlenmeli.”

DÖVİZ VE FAİZ YATIRIMCISI BU VERİYE DİKKAT!
Finans Yatırım Baş Ekonomisti İlhan Demir ise dövize ve makroekonomik verilere dikkat çekti: “Dolar/TL kurunun 1.60′ın üzerinde çıkmasında Ortadoğu gerginliği etkili oldu. Buradaki risk algılamasında bir düzelme söz konusu. Burdan daha ileriye baktığımızda ise risk algısının devam edip etmeyeceği ve MB’nin faiz kararı yaklaştıkça da karar ve etkileri konuşulmaya başlanacak. Öte yandan yarın açıklanacak enflasyon verileri etkili olacak. Biz yüzde TÜFE’de yüzde 0.05 artış bekliyoruz. Böyle gelirse faiz ve dövizde aşağı yönlü bir geri çekilme olur. Euro konusunda kişisel olarak karamsarım. Yukarı yönlü hareketleri satış fırsatı olarak değerlendirilmeli.”

ALTIN ALMAK İÇİN BU SEVİYELER TAKİP EDİLMELİ!
Destek Menkul Değerler Araştırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Banu Kıvcı Tokalı da önemli mesajlar verdi:
“Türkiye ekonomisine yönelik olumlu görünüm devam ediyor. Global likiditenin varlıığı ve gelişmekte olan piaysalara olan ilgi nedeniyle biz de pay almaya devam edeceğiz. Burdaki belirsizlik MB’nin nasıl karar alacağı. Para politikasına yönelik belirsizlik devam ediyor. Ortadoğu’daki sorunlar yatışmış gibi gözüküyor ama hala netlik söz konusu değil. Gerginliğin artması borsalarda satış baskısını artırabilir.

65 bin 500′de bir direnç seviyesi var bu seviye kırılırsa 66-67 bin bandına doğru bir yükseliş yaşanabilir. Bugün 65 binin altında bir kapanış olursa ve yarın AB liderler zirvesinden olumsuz bir haber çıkarsa satış baskısı sürer. Ama AB tarafından son günlerde iyimser sinyalller geliyor ve bu yönde sinyallerin gelmesi olabilir. Aşağı yönlü harekette 62-63 binli seviyeler izlenmeli. Bu dönemde yatırımcıya bekle-tut öneriyoruz. 62 binli seviyeler ise alım içn uygun seviyeler olacaktır.
MB’nin belirsizlik politikası var. Bu dolar/TL de hızlı düşüşü önleyecek. 1.3725 euro/dolar paritesi için önemli bir direnç. Bu seviyeler kırılırsa 1.40′a kadar gidebilir. Bu seviyelerde dolar/TL 1.55-1.56′ye gevşeyebilir. Şu anda 1.57-58′de bulunuyoruz ve burası destek seviyesi. Burası euro/dolar paritesiyle aşağı gelirse 1.55-56 ya gevşeme olur.

Altında ise aşağı yönlü trendin devam ettiğini düşünüyoruz. Ortadoğuyla birlikte bir miktar yükselse de aşağı yönlü seyir sürecek. 1.313-1.324 dolar bandı önemli. Bunun altında bir kapanış olursa 1.282 dolar seviyesi görülebilri. Ekonomi tarafında olumlu haberler geldikçe gevşeme sürecektir. ABD ekonomisine yönelik toparlanma sinyali gelmeye devam edecek gibi. Şu seviyeler yatırım için uygun değil. 1.300 doların altı alım için uygun olabilir. Altının güvenli liman özelliği henüz kaybolmadı.”

Sonraki yazılar »