SBS’ye itiraz dilekçeleri sonuçlandırıldı
Yetkililer, sınav sonuçlarının yanlış hesaplandığına ilişkin bir sıkıntının olmadığını bildirdi.
Seviye Belirleme Sınavı’nı (SBS) kazanan ilköğretim 8. sınıf öğrencileri tercih başvuru süresi bugün sona eriyor. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, tercih süresi uzatılmayacak.
SBS sonuçlarına yaklaşık 2 bin adayın dilekçeyle itiraz ettiği ifade edilerek, bütün dilekçelerin sonuçlandırıldığı belirtildi.
İtirazların çoğunluğunun sınav sonuçlarına yönelik olduğu ifade edilerek, yurt dışında okuyan öğrencilerin okudukları yılların muaf tutulmasına yönelik bilgilerin okullar tarafından sisteme girilmemesine ilişkin de itirazların olduğu bildirildi.
Yaklaşık 3-5 öğrencinin kitapçık türünü işaretlemeyerek düşük puan aldığı ifade edilerek, bu öğrencilerin yaptığı itirazların, öğretmenlerin imzaladığı salon yoklama fişinden kontroller edildiği ve gerekli düzeltmelerin gerçekleştirildiği bilgisi aktarıldı.
Puanların yanlış hesaplandığına yönelik itirazların ise hesaplama türünü anlamamaktan kaynaklandığı belirtilerek, “puanların yanlış hesaplanması” gibi bir sıkıntının olmadığının altı çizildi.
Yerleştirme sonuçları ise 26 Temmuz 2011 tarihinde açıklanacak.
Türk futbolunu bekleyen tehlikeler
Soruşturmada ikinci dalgada gözaltına alınan Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ve eski Federasyon Başkanı Mahmut Özgener serbest kaldı.
Türkiye Futbol Federasyonu soruşturmanın devam etmesi nedeniyle iddianameyi bekleyeceğini ve liglerin 5 Ağustos’ta başlayacağını açıkladı.
YENİ ‘ANKARASPOR’LAR
Şimdi herkes hukuki sürecin nasıl seyredeceğini merakla bekliyor. Radikal’de yer alan analizde şu ifadeler yer alıyor: “Diyelim ki hukuki süreçte, savcılık iddianameyi en az dört ila altı haftada, en fazla da üç-dört ayda hazırladı. Ve çıkan iddianamede, isnat edilen suçların net delilleri ortaya konuldu ve bazı takımların düşürülmesine karar verildi. O zaman ne olacak? Tıpkı Ankaraspor örneğinde olduğu gibi iddianame açıklandığı anda, lig hangi haftasındaysa suçlu bulunan takımlar düşürülecek ve o ana kadar oynadığı maçlar, rakip takımlar lehine 3-0 hükmen olarak tescil edilecek.
İKİ SEZON KAYBEDECEKLER
Bu durumda düşürülen takımlar için 2011-2012 sezonu hiç oynanmamış kabul edilecek. Bu takımlar, ikinci lig serüvenlerine bir sonraki sezonda başlayacak. Bu da şu demek, tekrar Süper Lig’e dönme süreleri en az iki sezona çıkacak. Yani bu tablo basit bir matematik hesapla, zararlarının ikiye katlanması anlamına gelecek.
‘YABANCI’ SENDROMU
Bilindiği gibi Bank Asya’daki takımlar kadrolarında sadece üç yabancı bulundurmak durumundalar. Oysa bu karar erken verilse, Bank Asya adayları, belki kadrolarındaki yabancıları bir an önce ellerinden çıkaracak, ekonomik olarak hiç değil belli oranda zarardan kâr edecekler’. Geleceğe ilişkin planlarına bir an önce başlayacaklar.
TARAFTARDAN ‘ŞİKECİ’ TACİZİ
Bugün adı şikeyle anılan takımlar, gittikleri her deplasman maçında ev sahibi takım taraftarlarının tacizlerine muhatap olacak. İşin daha kötüsü bu yönde pankartlar açılacak. Diyelim ki bu tezahüratlar ve pankartlar ceza getirecek ve söz konusu ev sahibi takımların sahaları ya kapatılacak ya da seyircisiz maçlara mahkum edilecek.
TOP FEDERASYON’UN KUCAĞINDA
Peki ya işin uluslararası boyutu? UEFA dün yaptığı açıklamayla kendi cephesinden meseleye noktayı koydu ve topu tekrar Federasyon’un kucağına attı. Sonuç soru işareti
Başkan Yıldırım Bir kez daha hastaneye kaldırıldı!
Savcının tutuklanma istediği Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım dün gece tedavi gördüğü hastaneden tekrar adliyeye götürüldü. Mahkemedeki 4.5 saatlik sorgu, şekeri yükselen Yıldırım hastaneye kaldırılınca bir kez daha kesintiye uğradı
Futbol na yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve sevk edildiği Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinden akşam saatlerinde adliyeye getirilen Spor Kulübü Başkanıın kan şekerinin yükseldiği ancak rahatsızlığının ciddi olmadığı öğrenildi.
Hastane yetkililerinden alınan bilgiye göre, Hastaneye getirilen Aziz Yıldırım’ın acil gözlem odasında bir süre tetkiklerinin yapılmasının ardından müşahede altına alındı.
Yıldırım’a serum tedavisi uygulanacağı bildirilirken, Yıldırım’ın taburcu olabilmesi için sabah saatlerinde yapılacak, aç ve tok karnına kan şekeri testlerinden sonra karar verilecek.
Bu arada Aziz Yıldırım’ın ambulansta mavi renkli bir dosyayı incelemesi dikkat çekti. Dosyada bir gazete sayfası olduğu ve Yıldırım’ın bunu okuduğu öğrenildi.
Öte yandan, Fenerbahçe Kulübü As Başkanı Nihat Özdemir, Aziz Yıldırım’ın kardeşi Acar Yıldırım, Yıldırım’ın avukatları ve 10 kişiye yakın yönetim kurulu üyesi hastaneye gelerek, Yıldırım’ın sağlık durumu hakkında bilgi aldılar.
As Başkan Nihat Özdemir, ve beraberindeki heyet hastaneden ayrılırken Yıldırım’ın avukatları hastanede bekleyişini sürdürüyor.
Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Aziz Yıldırım, dün gece tedavi gördüğü hastaneden adliyeye götürüldü. Savcının tutuklama istemiyle hâkim karşısına çıkan Yıldırım’ın mahkemedeki sorgusu 4.5 saati bulduğunda rahatsızlandı. Yıldırım’ın şekeri yükselince duruşma tamamlanamadı. Hemşirelerin hemen müdahale ettiği Yıldırım saatler 02.30′u gösterdiğinde hazır bekletilen ambulansla Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırıldı. Duruşmaya bugün devam edilmesi bekleniyor. Geçtiğimiz pazar sabahı gözaltına alınan ve bu sürede emniyet, adliye ve hastane arasında mekik dokuyan Yıldırım’ın tutuklama talebi dün de sonuca bağlanamadı. 6′ıncı kez hastaneye kaldırılan Yıldırım, önceki gün 10 saat süren savcılık sorgusundan sonra tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilmiş ancak hâkim huzuruna çıkmadan fenalaşmıştı. Bunun üzerine adliyede bekletilen ambulansla Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırılan Aziz Yıldırım 24 saat hastanede doktor gözetiminde kaldı. 24 saatin dolmasına az bir süre kala dün akşam 20.30 sıralarında Yıldırım’ın tedavisi tamamlandı ve yeniden adliyeye gönderildi.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR…
20:28 Aziz Yıldırım, Şişli Etfal Hastanesi’nden yoğun güvenlik önlemleri altında çıkarıldı.
20:30 Aziz Yıldırım’ı taşıyan araç şu anda yolda fakat yönü henüz belli değil.
20:31 Aziz Yıldırım’ı taşıyan aracın istikameti belli oldu…
20:32 Aziz Yıldırım şu anda İstanbul Adliyesi’ne doğru götürülüyor…
20:35 Aziz Yıldırım İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Adliye’de çok geniş güvenlik önlemleri var.
20:38 Aziz Yıldırım şu anda adliyede… Yıldırım, hakim karşısına çıkacak. Hakimin vereceği karara göre tutuklanacak ya da serbest bırakılacak.
02:30 Aziz Yıldırım saat 20:45′ten 02:30′a kadar sorgulandı.
02:30 Aziz Yıldırım yeniden fenalaşınca hastaneye kaldırılmasına karar verildi.
HÂKİMİN KARŞISINA YENİ ELBİSEYLE ÇIKTI
Saat 21.25′te Yıldırım’ın avukatları siyah bir takım elbise getirdi. Yıldırım, gözaltı süresince üzerindeki açık gri renkli elbisesini koyu gri renkli takım elbisesiyle değiştirmiş olarak sorgu salonuna alındı. Sorgu saat 21.50′de başladı. Yıldırım, Özel Yetkili İstanbul nöbetçi 14 Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi tarafından sorgulandı. Sorguya Yıldırım’ın avukatları Köksal Bayraktar ve Faik Işık da katıldı. Sorgu boyunca sağlık görevlileri ile Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinden avukat Yasemin Merçil de salonun önünde hazır durumda bekledi. Mahkeme hâkimi sorguya saat 23.45′de kısa bir yemek arası verdi. Dışarıdan ayran ve sandöviç getirildi. Yaklaşık bir saatlik süre içerisinde Yıldırım’a 6 soru sorulduğu 20 soru daha sorulacağı öğrenildi.
DENİZDEN HAVAİ FİŞEK GÖSTERİSİ
Hastaneden taburcu edilen Aziz Yıldırım’ın için sağlık ekipleri adliyede seferber oldu. 112 Acil Servis ekipleri olası bir rahatsızlığa karşı sorgu boyunca adliyede hazır bekledi. 00.45′te duruşmaya ara verildi ve mahkeme salonuna alınan hemşire Yıldırım’ın şeker ve tansiyonunu ölçtü. Yıldırım’ın sorgusu sürerken Fenerbahçeli taraftarlar adliye önünde toplandı. Adliyenin deniz tarafına yaklaşan bir tekneden ise havai fişek fırlatıldı. Havai fişeklerin patlaması ile birlikte taraftarlar da Başkan Aziz Yıldırım lehine sloganlar attı.
HASTANEDE KÖŞE KAPMACA
Bu arada Yıldırım’ın taburcu edilmesi de gazetecilerle polis arasında köşe kapmacaya dönüştü. Çevik kuvvet, Yıldırım için hastanenin acil girişine getirilen ambulansın etrafında etten duvar ördü. Hastanenin koridorlarında da benzer önlemler alınırken, gazetecilerin görüntü almaması için yoğun çaba sarf edildi. Ancak, o sırada Yıldırım, Başhekimlik kapısından gizlice çıkartılarak, saat 20.30′de Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne götürüldü. SABAH muhabiri tam bu esnada fotoğraf çekmeyi başardı.
DOKTORLAR: FELÇ RİSKİ YOK
Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkemede elinde ve ayağında uyuşma olduğunu ileri sürerek ifade vermek istemeyen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın felç riski olmadığı öğrenildi. Şişli Etfal Hastanesi’nde uzman nörolog tarafından muayene edilen Yıldırım’ın nörolojik bir rahatsızlığı tespit edilemedi. Aziz Yıldırım’ın şeker değerleri izlenmek üzere hastaneye yatırıldığı öğrenildi. Hakim kararıyla Beşiktaş Adliyesi’nden özel donanımlı bir ambulans ile Şişli Etfal Hastanesi’ne götürülen Aziz Yıldırım’a ilk müdahale acil serviste yapıldı. Nörolojik şikayetleri olduğunu ileri süren Yıldırım için nöroloji uzmanı çağırıldı. Yapılan muayenesinde Aziz Yıldırım’da nörolojik açıdan bir rahatsızlığının olmadığı belirlendi. Başka bir şikâyeti olup olmadığı sorulan Aziz Yıldırım şeker hastası olduğunu söyledi.
Enkazında başında şüpheli şahıslar vardı!
BBP lideri Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasına ilişkin DDK’nın raporundaki ayrıntılardaarama faaliyetine katılan KKK ait Sikorsky’deki şahısların enkaz alanında çalışma yaptıkları belirlendi.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasıyla ilgili tartışmalar çıkan her belgeyle daha da büyüyor. Yazıcıoğlu ve beraberindekilerinhayatını kaybettiği kazanın ardından yaşananlar, ‘sabotaj’ ihtimalini de güçlendiriyor.
Kazanın ardından kazanın olduğu bölgede jetlerin uçuş yaptığı ortaya çıkmıştı. Daha sonra düşen helikopterdeki bazı cihazların kaybolduğu tespit edildi. Son olarak kazanın yaklaşık 1 dakika kadar öncesinde bölgedeki bütün radarların 4 dakika boyunca karardığı bildirildi.
ÇALINAN CİHAZIN ŞÜPHELİLERİ KAMERA KAYITLARINDA
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği kaza sonrası çalışmalarına başlayan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporunda dikkat çeken tespitlere yer veriliyor. Raporda, helikopterin uçuş bilgilerinin elde edileceği ARGUS 5000CE cihazının ortadan kaybolması olayıyla ilgili çarpıcı bir şüphe dile getiriliyor. Arama faaliyetlerine katılan ve kara saplandığı açıklanan Kara Kuvvetleri’ne ait Sikorsky helikopterin kaza kırım personelinin, Yazıcıoğlu’nun helikopterinin enkazında faaliyet halinde olduğu vurgulanıyor. Uçuş bilgilerinin bulunduğu cihazın kaybolması ile ilgili olay hatırlatılarak şüpheliler hakkında savcılığın işlem yapması öneriliyor.
Görüntülerde enkaz bölgesindeki faaliyetler de açıkça görülüyor. Kara Kuvvetleri’ne ait Sikorsky helikopter ile TC-HEK enkazı arasında yaklaşık 200 metrelik bir mesafe bulunuyor. Sikorsky helikopter ile düşen helikopter arasında ayak izleri de bariz şekilde görülüyor. Şahısların, helikopter enkazının bulunduğu bölgeye gidip geldiği kameralara yansırken, ayrıca enkaz bölgesinde çalışma yaptıkları da görüntülerden anlaşılıyor.
Özellikle bir personelin helikopterin içinde faaliyet halinde olduğu açıkça görülüyor. DDK raporu, 29.3.2009 tarihinden 31.3.2009 günü öğle saatlerine kadar kaza mahallinde bulunan başta Sikorsky helikopterin kaza kırım heyeti olmak üzere tüm şüpheliler hakkında cumhuriyet savcılığınca soruşturma yapılmasını öneriyor.
21 Ocak 2011 tarihinde yayınlanan DDK raporuna göre görüntülerde şüpheli olarak görülen şahıslar ile ilgili henüz bir işlem yapılmadı. Kurulun raporu Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı’na da gönderilmişti. 25 Mart 2009 tarihinde saat 15.03′te düşen helikopterin enkazına, Kaza Soruşturma Kurulu ancak 29 Mart 2009 tarihinde ulaşabilmişti. 3 kişiden oluşan kurul ekibi, sadece 35 dakika kaldı.
Kurul üyeleri enkaz bölgesi ve kokpitin fotoğrafını çekti. O gün çekilen fotoğrafta uçuş bilgilerini muhafaza eden ARGUS 5000CE cihazı yerinde dururken, iki gün sonra çekilen fotoğrafta ise cihazın yerinde olmadığı ortaya çıkmıştı.
Deniz Feneri’nde Tutuklama Talebi Çıktı!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Almanya’daki ”Deniz Feneri e.V.” bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 kişi yeniden Ankara adliyesine getirildi.
Almanya’daki ”Deniz Feneri e.V.” bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 kişi, tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.
6 Temmuz Çarşamba günü gözaltına alınan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu üyesi İsmail Karahan, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik ile Finans Müdürü Erdoğan Kara, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz tarafından sorgulandı.
Sorguları dün tamamlanan zanlılar, bugün sabah saatlerinde Ankara Adliyesi’ne getirilerek, tutuklanma talebiyle mahkemeye çıkartıldı.
Deniz Baykal, “Çiçek’i beklemem gider yemin ederim”
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede artık yemin etme görüşünü bildiren Deniz Baykal’ın cemil Çiçek’i beklemeden yemin etme eğiliminde olduğu öne sürüldü.
Deniz Baykal, Meclis’in açıldığı gün “Yemin etmemek doğru karar. Yani iş yemin etmemekle bitmiyor, iş asıl şimdi başlıyor” yorumunu yapmıştı.
Kulislere yansıyan bilgilere göre, Deniz Baykal, hafta sonu yakınlarına “İlk gün de söyledim. ‘Hiçbir şey olmamış gibi yarın yemin etmeyi ben içime sindiremem’ dedim. Bence, Meclis’in açılış oturumunda, yani yemin töreninde, hepimizin sıramız geldiğinde kürsüye çıkmalı, neden yemin etmediğimizi kamuoyuna anlatmalıydık. Birkaç gün sonra da gidip yeminimizi edip, ‘Mücadelemize parlamento zemininde devam edeceğiz’ demeliydik” görüşünü bildirdi.
Vatan Gazetesi’nden Murat Çelik’in köşesine taşıdığı bu bilgilere göre, Baykal şu an yemin etmemenin CHP’ye zarar verdiğini düşünüyor. Çelik’in yakın çevresinden edindiği bilgilere göre Baykal şu görüşü savunuyor:
“Parti yönetiminin izlediği politikayı suçlama peşinde değilim. Evet, bu süre içinde çelişkili açıklamalar yapıldı, yanlışlar yapıldı ama benim eleştirme, hesaplaşma gibi bir derdim yok. Derdim partinin zarar görmemesi… Bakın, BDP’nin sorunu yemin ile. CHP’nin ise yeminle değil. CHP’nin derdinin ‘demokrasi’ olduğunu anlatabilmeliydik. Çok kısa süre içinde görüldü ki, seçilen yol (hiç yemin etmeyeceğiz tavrı) sürdürülebilir olmaktan çıktı. Hem partinin kamuoyu gözündeki itibarına zarar veriyor, hem de AKP’ye yarıyor. CHP yemin etmeme tutumunu sürdürse Başbakan memnun bile olur. O sorunu çözmek değil, derinleştirmek ister. Hatta biz yemin etmeden Meclis tatile girse, sonbaharda çıkıp, CHP ve BDP’yi suçlayıp, ‘Sil baştan yeni bir seçim yapalım’ bile diyebilirdi.”
“Şimdi yanlıştan dönüp, yemin etmek işin doğrusu. Hatta bana kalsa, ‘AKP ile müzakere edelim, Cemil Çiçek formül bulsun vs’ gibi yaklaşımlarla da değil, tam aksine ‘Kardeşim ben geldim’ diye meydan okuyarak girer, yemin ederim. Çünkü, sorunun çözümü yolunda somut bir gelişme yok. Verilen bir söz, bağlayıcı bir taahhüt yok. ‘AKP’nin bu yönde bir iradesi olmadığını gördük ve iktidarın milli iradeye saygısızlığını bu zeminde seslendirmeye, mücadelemizi bu platformda sürdürmeye geldik’ demeliyiz.”
Altın da tarihi zirve
İstanbul Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının gram fiyatı artarak rekor kırdı.
İstanbul Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının gram fiyatı 80,65 liraya yükselerek rekor kırdı.
Gün içinde 80,80 lira seviyelerini gören 24 ayar külçe altın kapanış rekorunu yeniledi. Altının bundan önceki rekor kapanışı 80,60 lira ile 22 Haziran Çarşamba gün sonunda gerçekleşmişti. Kapalıçarşı’da Cumhuriyet altını da 542 liradan satılıyor.
İMKB
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,79 oranında değer yitirdi.İMKB 100 Endeksi, ikinci seansta 612,79 puan düşerek 63.596,17 puandan kapandı. Hisse senetleri ikinci seansta ortalama yüzde 0,95 oranında düşüş gösterdi.
İlk seanstaki 108,14 puanlık artış dikkate alındığında, borsa endeksi günün tamamında 504,65 puan geriledi.
Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,79 değer yitirdi.
DOLAR/AVRO
Piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı’da 1,6240 liradan alınan dolar 1,6270 liradan, 2,3270 liradan alınan avro 2,3320 liradan satılıyor.
Serbest piyasada önceki kapanışta 1,6300 lira olan dolar güne 1,6220 liradan, 2,3320 lira olan avro 2,3240 liradan başlamıştı.
Bankalararası piyasada dolar kotasyonları alışta en düşük 1,6260 lira, en yüksek 1,6300 lira, satışta en düşük 1,6330 lira, en yüksek 1,6360 lira seviyesinde işlem görüyor.
Başkan Yıldırım, “Artık yaşayacağım topraklar…”
Futbolda şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Yıldırım, dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde savcıya 10 saat boyunca ifade verdi.
Anjiyo geçirdiği İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nden önceki gün öğle saatleri taburcu edilen Yıldırım, daha sonra Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Yüksek şeker şikayetiyle dün 00.45′te Haseki Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Yıldırım için “Fakülte hastanesinde tedavi olabilir” şeklinde rapor verilerek sevk yazısı yazıldı.
GECEYİ HASTANEDE GEÇİRDİ
Ancak Yıldırım’ın tedaviyi kabul etmeyerek Emniyet Müdürlüğü’ne gitmek istediği ileri sürüldü. Dün saat 01.20′de tekrar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Yıldırım, bu kez 01.45′te İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki İç Hastalıkları Anabilim Dalı Diyabet Bölümü’ne kaldırıldı. Yıldırım, gecenin ilerleyen saatlerinde kaldığı bölümün arka çıkışından Acil Servis’e nakledilerek burada müşahede altına alındı. Geceyi hastanede geçiren Yıldırım, dün saat 08.40′ta Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
ADLİYE TERASINDA KEBAP YEDİ
Adliyenin terasında bir süre dinlenen Yıldırım, Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nde doktor kontrolünden geçirildi. Yıldırım, saat 10.00′dan itibaren soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’e ifade vermeye başladı. İfadeye 12.15′te öğle yemeği arası verildi. İfadeye saat 13.00′te yeniden başlandı. Aziz Yıldırım’ın özel yetkili Savcı Mehmet Berk tarafından alınan ifadesinde Prof. Dr. avukat Köksal Bayraktar hazır bulundu. Yıldırım, yemek arasında adliyenin teras katında avukatlarıyla yemek yedi. Aziz Yıldırım adliyede beklerken 45 dakika içinde 3 kez oturduğu yerden kalkıp adliye içine girip tekrar geri döndü ve yerine oturdu. Yıldırım,avukatlarıyla su ve çay içti, dürümcü’den getirilen kebabı yedi.
ARADA ŞEKERİ ÖLÇÜLDÜ
Aziz Yıldırım’ın ifadesi sırasında verilen öğle arasında şekeri ve tansiyonu da ölçüldü. Ardından yeniden alınmaya başlanan ifadeye, saat 15.00′de ara verildi. Bu sırada Yıldırım’ın tekrar şekeri ölçüldü. 15 dakikalık aradan sonra sorguya devam edildi. İfade vermesi 20.00′de bitti. Savcı Memet Berk, tutuklanmasını istedi. Yıldırım yeniden rahatsızlanınca 21.15′te ambulansla Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
AZİZ YILDIRIM’A SÜRPRİZ ZİYARET
Aziz Yıldırım’a tutuklama talebinin ardından kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi’nde sürpriz bir ziyaretçi geldi. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, saat 23.20′de hastaneye giderek Yıldırım’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Yetkililerden Yıldırım’ın sağlık durumu hakkında bilgi alan Aydınlar yaklaşık 40 dakika süren ziyaretin ardından bir açıklama yapmadan hastanenin arka kapısından çıktı.
TUTUKLAMA TALEBİ GELDİ, HASTALANDI
Futbolda şike operasyonu çerçevesinde gözaltına alınan Azi Yıldırım Emniyetteki işlemlerinin ardından dün sabah Beşiktaş’taki istanbul Adliyesi’ne getirildi. Sabah 10.00′da başlayan ve akşam 20:00′ye kadar süren ifadesinde Yıldırım’ın yaklaşık 14 sayfa ifade verdiği belirtildi. Yıldırım’a sorgusunda emniyetin şike tespit ettiği 19 maçla ilgili sorular sorudu. Yıldırım’ın kendisine yöneltilen “Suç örgütü liderliği” ile ilgili olarak; “Örgüt lideri kelimesi anlamı itibarı ile bile çok kötü. Örgüt kurmadım, yönetmedim. Kimseye talimat vermedim. Ben Fenerbahçe Kulübü’nün başkanıyım. 13 yllık başkanlığım döneminde Türk Sporuna büyük katkılar yaptım” dediği öğrenildi.
‘SON SÖZÜM FENERBAHÇE’
Yıldırım, Fenerbahçeyi Avrupa’nın en önemli spor kulüplerinden biri haline getirdiğini belirterek, “Suçlamaları kabul etmiyorum. Bunu vicdanen belirtiyorum. Devletin emniyetinde çekilen fotoğraflarım, kamuoyuna sanki suçluymuyum gibi yansıtıldı. Yayın ilkelerine uymayan bazı gazetelerin Kıbrıs’a kaçacağımı yazması beni derinden yaraladı. Ben bu ülkenin evladıyım. 60 yaşındayım. Bundan sonra yaşayacağım topraklar Anadolu’dan başka yer olamaz. Öldüğüm zaman yatacağım mezarın yeri de şimdiden bellidir. Aleyhime yayın yapan kuruluşların tümünü kınıyorum. Kalbimde stent takılı, kalp damarlarımda tıkanıklık var. Göbeğimde kist var. Şeker ve tansiyon hastalığım var. Tutuksuz yargılanmak istiyorum. Suçum var ise cezasını çekerim. Şu an sağlık sorunlarım nedeniyle cezaevine gitmem beni zor durumda bırakacaktır. Fenerbahçe ve camiamızı çok seviyorum. Son sözüm de tüm Fenerbahçelilerin söylediği gibi: ‘Darağacında olsam da son sözüm Fenerbahçe’ olacaktır” şeklinde kendisini savunduğu öğrenildi. Yıdırım’ın avukatları ise müvekkillerinin, 80-110 rasında olması gereken şeker değerinin 220′ye çıktığını, belirterek tutuksuz yargılanmasını istedi. Yıldırım ifadesinin ardından, 20.10 sıralarında soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Berk tarafından; “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, şike yapmak” suçlarından tutuklaması talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bu sırada kendisini iyi hissetmediğini söylemesi üzerine Yıldırım’ın şekeri ölçüldü. Sağ kol ve bacağı ile yüzünde uyuşma hissettiğini belirtmesi üzerine Yıldırım’a masaj yapıldı. Ardından da 21.15′te Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorlar geceyi hastanede geçirmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım’ın bugün mahkemeye çıkarılması bekleniyor.
HER EYLEMDEN YARGILANACAK
Aziz Yıldırım, suç örgütünün lideri omakla suçlandığı için TCK’nun 220/5 maddesi gereğince suç örgütünün işlediği ileri sürülen tüm eylemlerden de sorumlu olacak. Yıldırım’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün, Fenerbahçe yöneticileri İlhan Ekşioğlu ve avukat Mehmet Şekip Mosturoğlu tarafından yönetildiği iddia edildi. Örgüt içerisindeki hiyerarşik yapılanmanın, Fenerbahçe takımının oynayacağı veya ligdeki sıralamasını olumsuz etkileyebilecek müsabakalarla ilgili olarak şike ve teşvik faaliyetlerini yürüttüğü ileri sürüldü. Suç örgütünün teknik takibe karşı son derece duyarlı hareket ettiği belirtildi. Örgüt üyelerinin cep telefonu ile görüşmek yerine, teknik takibinin mümkün olmadığını düşündükleri Blackberry marka cep telefonları aracılığıyla birbirlerine mesaj göndermeyi tercih ettikleri belirtildi. Şüphelilerin telelefon konuşmalarında şifreli konuştukları belirlendi.
Örgütün, Sedat Peker grubuna üye olmaktan işlem görmüş birçok kişi ile irtibat halinde olduğu iddia ediliyor. Yıldırım’ın manevi oğlu gibi hareket eden Bülent İşcen, Sedat Peker grubuna yönelik 2004 yılında gerçekleştirilen Kelebek Operasyonu’nda gözaltına alınmıştı. İşçen’in, çevresinde Peker’in adamı olarak tanındığı iddia ediliyor. Peker’i Silivri Cezaevi’nde ziyaret eden Erkan Korkmaz’ın da Bülent Uygun ile irtibatlı olduğu öne sürüldü.
Savcılıktan çarpıcı açıklama geldi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, emekli albay Arif Doğan’ın kamuoyuna yansıyan bir takım açıklamaları nedeniyle JİTEM ile ilgili başlattığı soruşturmada, JİTEM adlı oluşumun, İçişleri Bakanlığının onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığının kendi inisiyatifiyle kurulduğu tespit edildi.
Terör ve organize suçlara bakmakla görevli Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel tarafından bir süre önce başlatılan soruşturma çerçevesinde, ”JİTEM adlı bir oluşumun var olup olmadığı” konusunda, İçişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, MİT Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne yazılar yazdı.
Gelen cevaplarda, JİTEM’in varlığı kabul edilerek, ”Bu birimin terörle mücadele kapsamında faaliyet yürüten bir oluşum” olduğu kaydedildi.
Öte yandan, Jandarma Genel Komutanlığından verilen cevapta ise JİTEM adlı oluşumun, 1990 yılında sonlandırıldığı ifade edildi. Savcı Yüksel, soruşturma kapsamında, JİTEM’in kurulduğu kabul edilen 1988 yılından 2005 yılına kadarki süreci ve söz konusu oluşuma atfedilen faaliyetleri mercek altına aldı.
Savcı Yüksel’in yürüttüğü soruşturmada, JİTEM adlı oluşumun, İçişleri Bakanlığının onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığının kendi inisiyatifiyle kurulduğu tespit edildi.
Söz konusu oluşumla ilgili olarak asker şahıslar hakkında yapılan soruşturma çerçevesinde savcı Yüksel, ”yetkisizlik” kararı vererek, dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Adnan Polat-Yıldırım konuşması da dosyada
Şike ve teşvik primi soruşturması dosyası içinde yer alan bir telefon görüşmesinde, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın, Galatasaray eski Başkanı Adnan Polat’a, “Anadolu ile başedemeyiz. Üç büyüklerden birisinin şampiyon olması lazım” dediği ortaya çıktı
Milliyet’in dün kamuoyuna duyurduğu şike ve teşvik primi dosyasında ilginiç bir telefon görüşmesi kaydı yeraldı. Eski TFF Başkanı Mahmut Özgener’in, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’la bağlantılarıyla ilgili bölümde yer alan telefon görüşmesinin Yıldırım ile dönemin Galatasaray Başkanı Adnan Polat arasında geçtiği görüldü. Mahkeme kararıyla Yıldırım’ın telefonlarının dinlendiği dönemde, 21 Şubat 2011 günü tespit edilen görüşmede, Yıldırım’ın Anadolu takımlarının başarılarından rahatsız olduğu ortaya çıktı. Dosyada yeralan telefon görüşmesi şöyle:
- Adnan Polat: (Beşiktaş’ın Fenerbahçe’ye İnönü stadında 4-2 yenildiği maçla ilgili olarak yaptığı değerlendirme) Maçı da istediğin gibi aldın, eğer üç olsa maç dönmezdi.
- Aziz Yıldırım: Bu üç büyüklerden birinin şampiyon olması lazım, olamazsak bu Anadolu ile başedemeyiz, haberiniz olsun.
- Adnan Polat: Ama bu federasyondan ben memnun değilim.
- Aziz Yıldırım: Tamam da bu Trabzon’un falan gö….. kalktı.
- Adnan Polat: Ama federasyon bunlara yol veriyor.
- Aziz Yıldırım: Yarın Kayseri de kalkar, öteki de kalkar, hepsi kalkar.


